İçeriğe geç

Çorlu İdare Avukatı

"Belediye, kaymakamlık ve kamu kurumlarının işlemlerine karşı iptal ve tam yargı davaları; süreler, yetkili mahkeme ve itiraz yolları."

Belediye, kaymakamlık, valilik, okul, hastane ya da bir bakanlık hakkınızda karar verdiyse ve bu karara karşı çıkmak istiyorsanız yol idari davadır. Çorlu idare avukatı arayanların ilk öğrenmek istediği, davanın nerede görüleceğidir: Çorlu’da idare mahkemesi bulunmaz. Çorlu’daki kurumların işlemlerine karşı davalar Tekirdağ’daki idare mahkemelerinde, vergi uyuşmazlıkları Tekirdağ Vergi Mahkemesinde görülür. Dava açma süresi, özel bir kural yoksa işlemin yazılı bildiriminden itibaren 60 gün, vergi davalarında 30 gündür (2577 sayılı İYUK m. 7). Süre geçerse dava esasa girilmeden reddedilir. Aşağıda şu soruların cevaplarını bulacaksınız: hangi işlem dava konusu olur, süre ne zaman başlar ve hangi işlemlerde daha kısadır, iptal davası ile tam yargı davası nasıl ayrılır, memur, belediye ve idari para cezası uyuşmazlıklarında hangi yol izlenir, 2026’da neler değişti.

Çorlu idare avukatı hangi işlere bakar?

İdare hukuku, kamu kurumlarının kişilerle ilişkisini düzenler. Bir kamu kurumunun tek taraflı olarak verdiği ve sizi doğrudan etkileyen her karar bir idari işlemdir: imar para cezası, yıkım kararı, işyeri ruhsatının iptali, memura verilen disiplin cezası, tayin, öğrencinin okuldan uzaklaştırılması, silah ruhsatı talebinin reddi. İdarenin fiilî davranışları ise idari eylemdir. Belediyenin kapağı açık bıraktığı kanalizasyon çukuruna düşmek ya da kamu hastanesinde yapılan hatalı müdahale bu gruba girer.

İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) üç dava türü sayar (m. 2):

  • İptal davası: hukuka aykırı bir idari işlemin ortadan kaldırılması için açılır.
  • Tam yargı davası: idarenin işlemi veya eylemi yüzünden uğranılan zararın tazmini için açılır.
  • İdari sözleşme davası: kamu hizmetinin yürütülmesi için yapılan sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklar için açılır.

Bir Çorlu idare avukatı ile çalışılan işler genellikle şunlardır: işlemin dava konusu olup olmadığının ve sürenin hesaplanması, davadan önce idareye yapılacak başvurunun yazılması, dava dilekçesinin hazırlanması, yürütmenin durdurulması talebi, Tekirdağ’daki mahkemede dosya takibi, istinaf ve temyiz başvuruları ile kararın idareye uygulatılması. Danışmanlık tarafında ise kamu ihalesine katılan şirketlerin şikâyet başvuruları, belediyeden ruhsat ve izin süreçleri ile memurların disiplin soruşturmasında savunma hazırlığı yer alır.

İdari yargının bir sınırı vardır: mahkeme yalnız hukuka uygunluğu denetler, yerindelik denetimi yapamaz (m. 2/2). Hâkim “idare daha iyi bir karar verebilirdi” diyerek işlemi iptal etmez; işlemin kanuna, yönetmeliğe veya hukukun genel ilkelerine aykırı olup olmadığına bakar. Dava dilekçesinde bu nedenle işlemin hangi kurala aykırı olduğu gösterilir.

Çorlu’da idare mahkemesi var mı?

Yoktur. Çorlu Adliyesi’nde asliye hukuk, iş, aile, sulh hukuk, icra ve ceza mahkemeleri bulunur; idari yargı birimi yoktur. Tekirdağ ilindeki idari uyuşmazlıklar Süleymanpaşa’daki Tekirdağ Adliyesi binasında görev yapan idari yargı mahkemelerinde görülür. Bir Çorlu idare avukatı ile yürütülen dosyada duruşma ve keşif gibi yüz yüze aşamalar bu yüzden Tekirdağ’da yapılır.

Tekirdağ İdare ve Vergi Mahkemeleri

Adalet Bakanlığı’nın resmî rehberine göre Tekirdağ’da iki idare mahkemesi (Tekirdağ 1. İdare Mahkemesi ve Tekirdağ 2. İdare Mahkemesi) ile bir vergi mahkemesi bulunur. Belediye, kaymakamlık, valilik, il müdürlükleri ve Tekirdağ’daki diğer kamu kurumlarının işlemlerine karşı açılan iptal ve tam yargı davaları idare mahkemelerine, vergi, harç ve benzeri mali yükümlerle bunların cezalarına ilişkin davalar vergi mahkemesine gider. Vergi davalarının ayrıntısı vergi uyuşmazlıkları ve vergi mahkemesi sayfasında yer alıyor; burada yalnız şunu not edelim: vergi davasında süre 30 gündür ve dava açılması, dava konusu verginin tahsilini kural olarak durdurur (İYUK m. 27/4).

Tekirdağ idare mahkemesi avukatı arayanlar için yetki kuralları

Davanın hangi ildeki idare mahkemesinde açılacağını yetki kuralları belirler ve bu kurallar kamu düzenindendir (m. 32/2). Çorlu’da yaşamanız davanın Tekirdağ’da görüleceği anlamına gelmez:

  • Genel kural: dava, işlemi yapan idarenin bulunduğu yerdeki idare mahkemesinde açılır (m. 32/1). Çorlu Belediyesi, Çorlu Kaymakamlığı veya Tekirdağ Valiliği’nin işlemi için Tekirdağ; Ankara’daki bir bakanlığın, ÖSYM’nin ya da Kamu İhale Kurumu’nun işlemi için kural olarak Ankara idare mahkemeleri yetkilidir.
  • Taşınmazla ilgili davalarda (imar, kamulaştırma, yıkım, işgal, ruhsat, iskân) taşınmazın bulunduğu yer idare mahkemesi yetkilidir (m. 34/1). Çorlu’daki bir arsa için işlemi Ankara’daki bir bakanlık yapmış olsa bile dava Tekirdağ’da açılır.
  • Kamu görevlilerinin atama ve nakillerinde yeni veya eski görev yeri, görevine son verilmesinde son görev yeri, diğer disiplin ve özlük işlerinde görevli bulunduğu yer idare mahkemesi yetkilidir (m. 33).
  • İdari sözleşmeler dışındaki tam yargı davalarında sırasıyla zararı doğuran uyuşmazlığa bakmaya yetkili mahkeme, hizmetin görüldüğü veya eylemin yapıldığı yer, son olarak davacının ikametgâhı esas alınır (m. 36).

Bakanlık yönetmelikleri ve Cumhurbaşkanlığı kararları gibi ülke genelinde uygulanan düzenleyici işlemlerin bir kısmına karşı dava ilk derece mahkemesi olarak Danıştay’da açılır. Yetkisiz mahkemeye açılan dava yetki yönünden reddedilir, ancak dosya yetkili mahkemeye gönderildiği için dava düşmez (m. 15/1-a); yine de bu gönderme haftalar sürebilir ve yürütmeyi durdurma talebinin incelenmesini geciktirir.

Tekirdağ idare avukatı Çorlu’dan dava açabilir mi?

Evet. Avukatlar dava dilekçesini UYAP üzerinden elektronik olarak doğrudan Tekirdağ’daki mahkemeye gönderir; dosya takibi için her aşamada Tekirdağ’a gitmek gerekmez. Kendi davasını kendisi açacak kişiler için de kolaylık vardır: idare veya vergi mahkemesi bulunmayan yerlerde dilekçe asliye hukuk mahkemesine verilebilir (İYUK m. 4). Çorlu’daki asliye hukuk mahkemesine verilen dilekçe en geç üç gün içinde Tekirdağ’a gönderilir ve dava, harç ödenip kaydın yapıldığı tarihte açılmış sayılır (m. 6). Süresinin son gününe kalmış bir dava için de Tekirdağ’a gitmeden Çorlu’da dilekçe verilebilir.

İstinaf: Edirne Bölge İdare Mahkemesi

Tekirdağ idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı istinaf incelemesini uzun süre İstanbul Bölge İdare Mahkemesi yaptı. Adalet Bakanlığı’nın 11 Haziran 2026 tarihli ve 33277 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan kararıyla Edirne Bölge İdare Mahkemesi kuruldu; Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ İstanbul’un, Çanakkale ise Bursa’nın yargı çevresinden çıkarılarak Edirne’ye bağlandı. Yeni iş bölümü 1 Eylül 2026’da uygulanmaya başladı. Bu tarihten önce yazılmış kaynaklar istinaf mercii olarak hâlâ İstanbul Bölge İdare Mahkemesi’ni gösterebilir.

İptal davası nedir, hangi şartlarla açılır?

İptal davası, yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriyle hukuka aykırı olan bir idari işlemin, menfaati ihlal edilen kişi tarafından ortadan kaldırılması için açılan davadır (İYUK m. 2/1-a). Mahkeme işlemi iptal ederse işlem, yapıldığı tarihten itibaren geçersiz hâle gelir ve idare iptal kararına göre yeni işlem yapmak zorunda kalır.

Menfaat ihlali ve kesin işlem

İptal davasında hak ihlali aranmaz; işlemle aranızda kişisel, güncel ve meşru bir menfaat bağı kurulması yeterlidir. Komşu parseldeki imar planı değişikliğinden etkilenen malik ya da açılan bir sınava katılmak isteyen aday bu bağı kurabilir. Herkesin her işleme dava açabileceği bir “halk davası” ise yoktur. İkinci şart, işlemin kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olmasıdır (m. 14/3-d). İdare içi görüş yazıları, teklifler, bilgi notları ve hazırlık işlemleri kural olarak tek başına dava konusu olmaz; davaya, bunların sonucunda verilen nihai karar konu edilir.

Hukuka aykırılığın beş unsuru

Mahkeme işlemi beş açıdan inceler; bunlardan birindeki sakatlık iptal için yeterlidir:

  1. Yetki: işlemi kanunun yetkili kıldığı makam mı yaptı? Örneğin yalnız encümenin verebileceği bir kararı belediye başkanının tek başına vermesi yetki sakatlığıdır.
  2. Şekil ve usul: savunma alınması, ilan, bildirim, kurul kararı gibi zorunlu usul adımlarına uyuldu mu? Savunması alınmadan verilen disiplin cezası (657 sayılı Kanun m. 130) bu türdendir.
  3. Sebep: işlemin dayandığı olgular gerçekten var mı ve doğru değerlendirildi mi? Tutanaktaki ölçüm hatası ya da var olmayan bir izinsizlik iddiası sebep sakatlığıdır.
  4. Konu: işlemin doğurduğu sonuç kanunun izin verdiği sonuç mu? Kanunda öngörülenden ağır bir yaptırım uygulanması bu başlığa girer.
  5. Maksat: işlem kamu yararı için mi, yoksa kişisel veya siyasi bir amaçla mı yapıldı? Maksat sakatlığını ispat etmek zordur; bunun için dosyadaki yazışmalara ve işlemin zamanlamasına bakılır.

İdari dava açma süresi kaç gün?

Özel kanunda ayrı bir süre yoksa dava açma süresi Danıştay’da ve idare mahkemelerinde 60 gün, vergi mahkemelerinde 30 gündür (İYUK m. 7/1). Süre, hak düşürücü niteliktedir: mahkeme süreyi kendiliğinden inceler ve geçmişse davayı reddeder (m. 14/3-e, m. 15/1-b).

Süre ne zaman başlar?

Süre, işlemin size yazılı olarak bildirildiği günü izleyen günden başlar (m. 7/2-a, m. 8/1). Tatil günleri süreye dahildir; son gün resmî tatile denk gelirse süre izleyen ilk iş gününün sonuna kadar uzar. Sürenin son günü adli tatile rastlarsa, süre adli tatilin bittiği günü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış sayılır (m. 8/2-3).

Bazı durumlarda süre farklı başlar:

  • Adresi bilinmeyenlere ilan yoluyla bildirim yapılmışsa süre, son ilan tarihini izleyen günden itibaren on beş gün sonra işlemeye başlar (m. 7/3).
  • İlanı gereken düzenleyici işlemlerde, örneğin bir yönetmelikte, süre ilan tarihini izleyen günden başlar. Bu işlemin size uygulanması üzerine hem uygulama işlemine hem de düzenleyici işleme birlikte dava açabilirsiniz (m. 7/4).
  • İşlem size hiç tebliğ edilmediyse ve başka bir yoldan öğrendiyseniz, Danıştay’ın yerleşik uygulamasına göre süre işlemi öğrendiğiniz tarihten başlar. Öğrenme tarihi davada tartışma konusu olabileceği için bu tarihi gösteren her yazıyı saklayın.
  • Askı ilanıyla duyurulan imar planlarında süre, Danıştay uygulamasına göre bir aylık askı süresinin bitiminden başlar.

Özel kısa süreler

Bazı işlemlerde süre 60 günden kısadır. İşlem yazısında süre her zaman belirtilmediği için bu süreler kolayca kaçırılır:

  • İvedi yargılama usulü (m. 20/A): ihaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemleri, acele kamulaştırma, Özelleştirme Yüksek Kurulu kararları, 2634 sayılı Kanun kapsamındaki turizm tahsisleri, ÇED kararları ve 6306 sayılı Kanun uyarınca alınan Cumhurbaşkanı kararlarında dava açma süresi 30 gündür. Bu davalarda üst makama başvuru yolu işlemez, yürütmeyi durdurma kararlarına itiraz edilemez ve istinaf yoktur; karar doğrudan 15 gün içinde temyiz edilir.
  • Merkezî sınavlar (m. 20/B): Millî Eğitim Bakanlığı ve ÖSYM’nin yaptığı merkezî ve ortak sınavlara, bu sınavlarla ilgili işlemlere ve sonuçlara karşı dava açma süresi 10 gündür; temyiz süresi beş gündür.
  • Kamulaştırma işlemine karşı iptal davası, malike yapılan tebligattan itibaren 30 gün içinde açılır (2942 sayılı Kanun m. 14).
  • 6306 sayılı Kanun kapsamındaki riskli yapı işlemlerine karşı dava süresi 30 gündür (6306 m. 6/9).
  • Sınır dışı etme kararına karşı yabancı, tebliğden itibaren 7 gün içinde idare mahkemesine başvurabilir (6458 sayılı Kanun m. 53/3).
  • Çevre Kanunu uyarınca verilen idari yaptırımlara karşı dava süresi 30 gündür (2872 sayılı Kanun m. 25).

İmar planları ve parselasyon planları için ayrıca bir üst sınır vardır: kesinleşme tarihinden itibaren her hâlde beş yıl geçtikten sonra bu planlara dava açılamaz (3194 sayılı İmar Kanunu m. 8).

İdareye başvuru süreyi nasıl etkiler?

Dava açmadan önce işlemin kaldırılmasını, geri alınmasını veya değiştirilmesini üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapan makamdan isteyebilirsiniz (m. 11). Bu başvuru dava süresi içinde yapılırsa işlemeye başlamış süreyi durdurur. İdare 30 gün içinde cevap vermezse istek reddedilmiş sayılır; ret veya ret sayılma üzerine süre kaldığı yerden devam eder ve başvuruya kadar geçen gün sayısı hesaba katılır. Örneğin tebliğden 20 gün sonra başvurduysanız, ret cevabından sonra kalan süreniz 40 gündür; 60 gün yeniden başlamaz.

Hakkınızda henüz bir işlem yoksa, işlem yapılması için idareye başvurabilirsiniz (m. 10). İdare 30 gün içinde cevap vermezse istek reddedilmiş sayılır ve 30 günün bittiği tarihten itibaren dava süresi işler. İdare kesin olmayan bir cevap verirse kesin cevabı bekleyebilirsiniz; ancak bu bekleme başvuru tarihinden itibaren dört ayı geçemez. Bu süreler 2021’de 7331 sayılı Kanun’la 60 günden 30 güne, altı aydan dört aya indirildi; eski kaynaklarda hâlâ 60 gün yazabilir.

İvedi yargılama ve merkezî sınav davalarında m. 11 başvurusu yapılamaz (m. 20/A, 20/B); bu davalarda idareye yazılan dilekçe süreyi durdurmaz. Bazı özel kanunlarda ise dava açmadan önce idari başvuru zorunludur. 657 sayılı Kanun’daki disiplin cezalarına itiraz ve kamu ihalelerinde şikâyet ile itirazen şikâyet yolu bunun örnekleridir.

İşlem türü Dava açma süresi Görevli / yetkili mahkeme
Belediye, kaymakamlık, valilik işlemleri (genel kural) Tebliğden itibaren 60 gün İşlemi yapan idarenin bulunduğu yer idare mahkemesi; Çorlu için Tekirdağ
İmar, yıkım, ruhsat, iskân, kamu malı işlemleri 60 gün Taşınmazın bulunduğu yer idare mahkemesi
İmar ve parselasyon planları Bir aylık askı süresinin bitiminden itibaren 60 gün; her hâlde kesinleşmeden itibaren 5 yıl Taşınmazın bulunduğu yer idare mahkemesi
Memur atama ve nakli 60 gün Yeni veya eski görev yeri idare mahkemesi
Memurluktan çıkarma, emeklilik, görevden uzaklaştırma 60 gün Son görev yeri idare mahkemesi
Diğer disiplin cezaları, özlük ve parasal haklar 60 gün (657’deki 7 günlük itiraz yolu ayrıca var) Görevli bulunulan yer idare mahkemesi
İhale işlemleri (yasaklama hariç), acele kamulaştırma, ÇED 30 gün, ivedi yargılama İşlemi yapan idarenin veya taşınmazın yeri
Kamulaştırma işleminin iptali Tebligattan itibaren 30 gün İdare mahkemesi; bedele itiraz asliye hukukta
MEB ve ÖSYM merkezî sınavları 10 gün Kural olarak Ankara idare mahkemeleri
Sınır dışı etme kararı 7 gün İdare mahkemesi; karar kesindir
Vergi, harç, vergi cezası 30 gün Tarh eden dairenin bulunduğu yer vergi mahkemesi
İdari eylemden doğan zarar (tam yargı) Öğrenmeden 1 yıl, her hâlde eylemden 5 yıl içinde idareye başvuru; ret veya 30 gün sessizlikten sonra 60 gün Hizmetin görüldüğü veya eylemin yapıldığı yer idare mahkemesi

Tam yargı davası: idarenin zararı ödemesi

Tam yargı davası, idarenin bir işlemi veya eylemi yüzünden kişisel hakkı doğrudan zarar gören kişinin tazminat istediği davadır (İYUK m. 2/1-b). Anayasa m. 125’e göre idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür. Kamu görevlisinin kusuru yüzünden doğan zarar için de dava, görevliye değil idareye karşı açılır (Anayasa m. 129/5); idare ödedikten sonra kusurlu görevliye rücu eder.

Tazminat hukukunun genel çerçevesi, yani maddi ve manevi tazminat ayrımı ile zarar kalemleri tazminat davaları sayfasında anlatılıyor. Burada idari yargıya özgü kurallara odaklanıyoruz.

Hizmet kusuru ve kusursuz sorumluluk

İdarenin sorumluluğu iki temele dayanır. Birincisi hizmet kusurudur: kamu hizmeti hiç işlememiş, geç işlemiş veya kötü işlemişse idare sorumludur. Yol çalışmasında uyarı levhası konmaması, okul bahçesindeki bakımsız bir duvarın çökmesi, sahipsiz köpeklerin toplanmaması yüzünden yaşanan saldırılar bu kapsamda değerlendirilir. Kusurun belirli bir görevliye yüklenmesi gerekmez; hizmetin kendisinin kusurlu işlemesi yeterlidir.

İkincisi kusursuz sorumluluktur. İdarenin hiçbir kusuru olmasa bile bazı zararları ödemesi gerekir: tehlikeli bir faaliyetten (patlayıcı deposu, askerî tatbikat) doğan zararlar, kamu yararı için belirli kişilere yüklenen olağan dışı fedakârlıklar ve toplumsal risk ilkesi bu grupta yer alır. Hangi ilkenin uygulanacağı tazminatın kapsamını ve ispat yükünü değiştirir.

Kamu hastanesinde yaşanan tıbbi hatadan doğan zararlar da hizmet kusuru esasına göre idare mahkemesinde görülür; hekime doğrudan dava açılamaz. Özel hastane ile kamu hastanesi arasındaki farkı ve tıbbi hata dosyalarındaki bilirkişi sürecini hatalı tıbbi uygulama sayfasında bulabilirsiniz. Kamuya ait bir aracın karıştığı trafik kazası ise istisnadır: bu davalar Karayolları Trafik Kanunu m. 110 uyarınca adli yargıda görülür.

Başvuru ve dava süresi

İdari eylemden zarar görenler dava açmadan önce, eylemi öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak zararın ödenmesini istemelidir (İYUK m. 13). İdare isteği reddederse ret yazısının tebliğinden, 30 gün içinde cevap vermezse bu sürenin bitiminden itibaren 60 gün içinde dava açılır. Bu ön başvuru dava şartıdır. İdareye başvurmadan doğrudan dava açılırsa mahkeme dilekçeyi başvuru olarak ilgili idareye gönderir (m. 14/3-b, m. 15/1-e); süreç idarenin cevabından sonra yeniden başlar ve aylar kaybedilir. Daha önce görevsiz adli yargı mahkemesine açılıp görev yönünden reddedilen tam yargı davalarında bu ön başvuru şartı aranmaz (m. 13/2).

Zarar bir idari işlemden doğuyorsa iki seçenek vardır: işlemin iptali ve tazminat aynı dilekçeyle birlikte istenebilir ya da önce iptal davası açılır, iptal kararı kesinleşince veya işlem uygulandığında dava süresi içinde ayrıca tam yargı davası açılır (m. 12). Hangisinin seçileceği, zararın o tarihte ölçülebilir olup olmadığına göre belirlenir. Tam yargı dilekçesinde talep edilen miktar yazılır (m. 3/2-d); miktar nihai karara kadar harcı ödenerek bir kez artırılabilir (m. 16/4).

Karşılaştırma İptal davası Tam yargı davası
Amaç Hukuka aykırı işlemi ortadan kaldırmak İşlem veya eylemden doğan zararın ödenmesi
Dava açabilecek kişi Menfaati ihlal edilen herkes Kişisel hakkı doğrudan zarar gören kişi
Konusu Yalnız idari işlem İdari işlem ve idari eylem
Ön başvuru Gerekmez; m. 11 başvurusu isteğe bağlıdır Eylemden doğan zararda m. 13 başvurusu zorunludur
Süre Tebliğden itibaren 60 gün (özel süreler saklı) Ret veya zımni retten itibaren 60 gün; başvuru için 1 yıl / 5 yıl
Dilekçede miktar Gerekmez Zorunlu; bir kez artırılabilir
Yürütmenin durdurulması İstenebilir Kural olarak gündeme gelmez
Yetkili mahkeme İşlemi yapan idarenin yeri (m. 32-35) Uyuşmazlığa bakacak mahkeme veya eylemin yapıldığı yer (m. 36)
Kararın sonucu İşlem geriye etkili olarak ortadan kalkar İdare tazminat ve faizini öder

Çorlu idari dava avukatı ile dava süreci

İdari yargılama büyük ölçüde yazılıdır. Mahkeme tarafların dilekçelerini ve idarenin gönderdiği işlem dosyasını inceler, gerekirse kendiliğinden araştırma yapar. İlk dilekçe ve dosyaya konan belgeler bu yüzden sonucu doğrudan etkiler.

Dilekçe ve ilk inceleme

Dava dilekçesinde şunlar bulunmalıdır (İYUK m. 3):

  1. Tarafların ve varsa vekilin ad, soyad veya unvanı, adresleri ve gerçek kişilerin T.C. kimlik numarası.
  2. Davanın konusu, sebepleri ve dayanılan deliller.
  3. Dava konusu işlemin yazılı bildirim tarihi.
  4. Tam yargı ve vergi davalarında uyuşmazlık konusu miktar.
  5. Ek olarak dava konusu kararın ve belgelerin aslı veya örneği.

Dilekçe önce ilk incelemeden geçer. Mahkeme görev ve yetkiyi, idari merci tecavüzünü (önce idareye başvurulması gerekirken doğrudan dava açılmasını), dava açma ehliyetini, işlemin kesin olup olmadığını, süreyi, davalı idarenin doğru gösterilip gösterilmediğini ve dilekçenin şekil şartlarını sırasıyla inceler (m. 14/3). Bu inceleme dilekçenin alındığı tarihten itibaren en geç on beş gün içinde sonuçlandırılır.

Eksiklik şekle ilişkinse mahkeme “dilekçe reddi” kararı verir ve 30 gün içinde yeni dilekçe verilmesini ister (m. 15/1-d). Yeni dilekçede aynı yanlışlık tekrar edilirse dava reddedilir (m. 15/5). Davalı idare yanlış gösterildiyse dilekçe doğru idareye tebliğ edilir, dava düşmez (m. 15/1-c). Harç veya posta gideri eksikse 30 gün içinde tamamlanması istenir; iki bildirime rağmen tamamlanmazsa dava açılmamış sayılır (m. 6/4).

Dava sürerken adresiniz değişirse mahkemeye bildirin. Gösterdiğiniz adrese tebligat yapılamazsa dosya işlemden kaldırılır, varsa yürütmenin durdurulması kararı kendiliğinden hükümsüz kalır ve bir yıl içinde yeni adres bildirilmezse dava açılmamış sayılır (m. 26/3).

Yürütmenin durdurulması

Dava açmak işlemin uygulanmasını kendiliğinden durdurmaz (m. 27/1). Yıkım kararı, işyeri mühürleme veya ihraç gibi geri dönüşü zor işlemlerde dilekçede ayrıca yürütmenin durdurulması istenir. Mahkeme bu kararı iki şart birlikte varsa verir: işlem açıkça hukuka aykırı olmalı ve uygulanırsa telafisi güç veya imkânsız zarar doğmalıdır (m. 27/2).

Kararın zamanlaması ve sonuçları şöyledir:

  • Mahkeme kural olarak idarenin savunmasını aldıktan veya savunma süresi geçtikten sonra karar verir. Uygulanmakla etkisi tükenecek işlemlerde, örneğin günü belirlenmiş bir yıkımda, savunma beklenmeden geçici durdurma kararı verilebilir. Kamu görevlilerinin atama, nakil, görev değişikliği ve görevlendirme işlemleri bu istisnadan yararlanamaz; bu işlemlerde savunma alınmadan karar verilmez.
  • Karar gerekçeli olmak zorundadır; mahkeme işlemin neden açıkça hukuka aykırı olduğunu ve doğacak zararı yazar.
  • Yürütmenin durdurulması kural olarak teminat karşılığında verilir; mahkeme durumun gereğine göre teminat istemeyebilir. Adli yardımdan yararlananlardan teminat alınmaz (m. 27/6).
  • Talebin kabulü veya reddi kararına karşı tebliğden itibaren yedi gün içinde bölge idare mahkemesine bir kez itiraz edilebilir; itiraz yedi gün içinde karara bağlanır ve bu karar kesindir (m. 27/7). İvedi yargılama ve merkezî sınav davalarında bu itiraz yolu yoktur.
  • Aynı sebeplere dayanarak ikinci kez durdurma istenemez (m. 27/10); ilk talep bütün gerekçeleri ve belgeleriyle yazılmalıdır.

Savunma, duruşma ve karar

Dava dilekçesi davalı idareye tebliğ edilir; idare 30 gün içinde savunma verir. Bu süre haklı sebeple ve bir defaya mahsus en fazla 30 gün uzatılabilir (m. 16/3). Ardından davacının ikinci dilekçesi ve idarenin ikinci savunması alınır. İdare, işlem dosyasının aslını veya onaylı örneğini savunmasıyla birlikte mahkemeye göndermek zorundadır (m. 16/5); dosyadaki belgeler davacının daha önce görmediği bilgileri içerebilir.

İptal davalarında ve kanundaki parasal sınırı aşan tam yargı ve vergi davalarında taraflardan biri isterse duruşma yapılır (m. 17/1). Duruşma talebi dava dilekçesinde veya cevap dilekçelerinde yapılmalıdır; davetiyeler duruşmadan en az 30 gün önce gönderilir. Mahkeme gerekli görürse keşif yapar veya bilirkişi incelemesi yaptırır; bu konularda Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygulanır (m. 31). İmar, yapı ve tıbbi hata dosyalarında mahkeme kararını çoğunlukla keşif ve bilirkişi raporuna dayandırır.

İstinaf, temyiz ve kararın uygulanması

İdare ve vergi mahkemesi kararlarına karşı tebliğden itibaren 30 gün içinde istinaf yoluna başvurulur (İYUK m. 45/1). Tekirdağ mahkemelerinin kararları için istinaf mercii Edirne Bölge İdare Mahkemesidir. Bölge idare mahkemesi kararı hukuka uygun bulursa başvuruyu reddeder; uygun bulmazsa kararı kaldırır ve işin esası hakkında kendisi yeniden karar verir.

Danıştay’a temyiz yolu ise yalnız kanunda sayılan davalarda açıktır ve süre 30 gündür (m. 46). Bunlar arasında düzenleyici işlemlere karşı açılan davalar, belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarma sonucunu doğuran işlemler, bir ticari faaliyeti süresiz veya 30 gün ya da daha uzun süreyle engelleyen işlemler, imar planı ve parselasyon davaları, ülke çapında yapılan sınavlara ilişkin davalar ile kanundaki parasal sınırı aşan vergi, tam yargı ve iptal davaları bulunur.

2026 parasal sınırları ve 7589 sayılı Kanun

Konusu belirli bir tutarı geçmeyen vergi, tam yargı ve iptal davalarında idare mahkemesi kararı kesindir, istinafa gidilemez (m. 45/1). Kanunda 31.000 TL olarak yazılan bu sınır her yıl yeniden değerleme oranında artırılır (Ek m. 1). Bu hesaba göre 2026’da açılan davalarda istinaf sınırı 55.000 TL’dir. Danıştay temyizi için parasal sınır ise 2026’da 1,6 milyon TL’nin üzerindedir. Hangi sınırın uygulanacağını kararın tarihi değil, davanın açıldığı tarih belirler (Ek m. 1/2).

31 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanun kanun yolu düzenini değiştirdi. Bölge idare mahkemesinin dosyayı ilk derece mahkemesine geri gönderebileceği hâller artık tek tek sayılıyor: ilk inceleme ve usule ilişkin kararların kaldırılması, görevsiz veya yetkisiz mahkemenin karar vermesi, eksik veya yanlış hasım, talep hakkında karar verilmemesi, gereken keşif, bilirkişi incelemesi veya duruşmanın yapılmaması (m. 45/5). Son iki eksikliği bölge idare mahkemesi kendisi de giderebilir. Ayrıca temyize kapalı davalarda bölge idare mahkemesi ilk derece kararını kaldırıp yeniden karar verirse, bu karara karşı 30 gün içinde Danıştay’a temyiz yolu açıldı (m. 46/2). Tek hâkimle görülen davalar, yabancılarla ilgili 6458 sayılı Kanun davaları ve yalnız vekâlet ücretine ilişkin kararlar gibi istisnalar ise yine temyize kapalıdır.

İdare kararı uygulamazsa

İdare, mahkemenin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının gereğini gecikmeksizin yerine getirmek zorundadır; bu süre kararın idareye tebliğinden başlayarak hiçbir şekilde 30 günü geçemez (İYUK m. 28/1). Para ödenmesine hükmedilen davalarda tutar, vekâlet ücreti ve yargılama giderleri, davacının idareye yazılı olarak bildirdiği banka hesabına yatırılır. Ödenmezse genel hükümlere göre icra takibi yapılır. Tazminat ve vergi davalarında idare, kararın tebliğinden ödeme tarihine kadar tecil faizi oranında faiz öder (m. 28/6).

Karar uygulanmazsa idare aleyhine maddi ve manevi tazminat davası açılabilir (m. 28/3). Bu dava kararı uygulamayan kamu görevlisine değil, ilgili idareye karşı açılır (m. 28/4). Kararı bilerek uygulamayan görevli hakkında görevi kötüye kullanma suçundan (TCK m. 257) şikâyette bulunmak ayrı bir yoldur.

Bir istisnaya dikkat edin: 11 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren 7588 sayılı Kanun m. 28’e bir cümle ekledi. Buna göre askerî, kolluk ve istihbarat personeli ve adayları başta olmak üzere, terör örgütleriyle irtibat gerekçesiyle kamu görevine alınmayan veya görevden çıkarılanların davalarında ve güvenlik soruşturması ile arşiv araştırması olumsuz değerlendirildiği için açılan davalarda, göreve iade sonucunu doğuran kararlar ancak kesinleştikten sonra uygulanır. Bu dosyalarda göreve dönüş, istinaf ve temyiz aşamaları bitip karar kesinleşene kadar bekler.

Çorlu memur avukatı: disiplin, atama ve güvenlik soruşturması

Devlet memurları ile idare arasındaki uyuşmazlıklar idari yargıda görülür. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi memurlar yanında 4/B sözleşmeli personel ve özel kanunlarına tabi kamu görevlileri de bu kapsamdadır. Çorlu memur avukatı arayan kamu görevlileri için bu bölümde disiplin cezalarını, tayinleri ve güvenlik soruşturmasını anlatıyoruz.

Disiplin cezaları ve itiraz

657 sayılı Kanun beş disiplin cezası sayar: uyarma, kınama, aylıktan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması ve devlet memurluğundan çıkarma (m. 125). İlk üçünü disiplin amiri, kademe ilerlemesinin durdurulmasını disiplin kurulu kararıyla atamaya yetkili amir, memurluktan çıkarmayı yüksek disiplin kurulu verir (m. 126). Savunması alınmadan memura disiplin cezası verilemez; savunma için en az yedi gün süre tanınır (m. 130).

Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı disiplin kuruluna, kademe ilerlemesinin durdurulmasına karşı yüksek disiplin kuruluna tebliğden itibaren 7 gün içinde itiraz edilir. İtiraz edilmeyen ceza kesinleşir; itiraz mercii 30 gün içinde karar verir (m. 135). Bu yedi günlük süre idari davanın 60 günlük süresinden çok kısadır ve kolayca kaçırılır. İtirazın reddi üzerine ceza işlemine karşı 60 gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açılır.

Disiplin davalarında zamanaşımı da incelenir. Disiplin amiri, fiili öğrendiği tarihten itibaren uyarma ile kademe durdurma arasındaki cezalarda bir ay, memurluktan çıkarmada altı ay içinde soruşturmaya başlamazsa ceza verme yetkisi düşer (m. 127). 23 Ocak 2026 tarihli 7573 sayılı Kanun aynı maddenin son fıkrasını değiştirdi: fiilin işlendiği tarihten itibaren en geç iki yıl içinde ceza verilmezse ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar. Disiplin cezası mahkemece iptal edilirse idare, kalan zamanaşımı süresi içinde, süre dolmuşsa veya altı aydan az kalmışsa en geç altı ay içinde karar gerekçesini dikkate alarak yeniden ceza verebilir. Usul eksikliği nedeniyle alınan bir iptal kararı, aynı fiil için yeni bir cezanın önünü bu yüzden kapatmayabilir.

7573 sayılı Kanun aday memurlar için de bir değişiklik yaptı. Adaylık süresinde birden fazla uyarma veya kınama cezası alan ya da aylıktan kesme veya kademe ilerlemesinin durdurulması cezası alan adayların ilişiği kesilir ve bu kişiler sağlık nedenleri dışında üç yıl memurluğa alınmaz (m. 56). Adaylık döneminde iki uyarma cezası da ilişik kesme sebebi olduğundan, ilk cezaya itiraz edip etmeme kararı bu sonuç bilinerek verilmelidir.

Memurluktan çıkarma ve görevden uzaklaştırma

Devlet memurluğundan çıkarma cezası amirin talebi üzerine kurumun yüksek disiplin kurulu kararıyla verilir. Memur soruşturma evrakını inceleme, tanık dinletme ve kurulda sözlü veya yazılı, kendisi ya da vekili aracılığıyla savunma yapma hakkına sahiptir (m. 129). Bu cezaya karşı itiraz yolu yoktur; tebliğden itibaren 60 gün içinde son görev yeri idare mahkemesinde dava açılır. Kamu görevinden çıkarma sonucunu doğuran işlemlerde bölge idare mahkemesi kararı Danıştay’da temyiz edilebilir (İYUK m. 46/1-d).

Görevden uzaklaştırma, soruşturma süresince alınan geçici bir tedbirdir ve disiplin cezası sayılmaz (m. 137). Tedbiri alan amir izleyen 10 iş günü içinde soruşturmaya başlamak zorundadır (m. 139). Tedbire karşı da iptal davası açılabilir; yetkili mahkeme son görev yeri idare mahkemesidir (İYUK m. 33/2).

Atama, nakil ve görevde yükselme

Tayin, görev yeri değişikliği, görevlendirme, unvan değişikliği ve görevde yükselme sınavı sonuçları idari işlemdir. Bu davalarda yetkili mahkeme memurun yeni veya eski görev yeri idare mahkemesidir (İYUK m. 33/1); Çorlu’dan başka bir ile atanan memur davayı Tekirdağ’da veya yeni görev yerinde açabilir. Eş durumu, sağlık mazereti, hizmet puanı ve kariyer basamakları gibi kurum yönetmeliklerindeki ölçütlere uyulmadan yapılan atamalar sebep yönünden denetlenir. Yukarıda belirtildiği gibi bu işlemlerde yürütmenin durdurulması kararı idarenin savunması alınmadan verilmez; bu nedenle atama yazısı tebliğ edilir edilmez dava açmak zaman kazandırır.

Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması

7315 sayılı Kanun’a göre ilk kez veya yeniden kamu görevine atanacak herkes hakkında arşiv araştırması, öğretmenler, kolluk ve ceza infaz kurumu personeli, gizlilik dereceli birimlerde çalışacaklar ve üst kademe yöneticileri hakkında ayrıca güvenlik soruşturması yapılır (m. 3). Arşiv araştırması adli sicil, aranma kaydı, kesinleşmiş mahkeme kararları ve devam eden soruşturma ve kovuşturmalarla ilgili kayıtları kapsar (m. 4). Güvenlik soruşturması bunlara ek olarak kolluk ve istihbarat kayıtlarını ve örgütlerle irtibat iddialarını içerir (m. 5).

Elde edilen veriler kurumdaki Değerlendirme Komisyonu tarafından incelenir. Komisyon, nesnel ve gerekçeli değerlendirmesini yazılı olarak atamaya yetkili amire sunar ve bu bilgiler mahkemece istendiğinde verilir (m. 7). Olumsuz değerlendirme üzerine atama yapılmaması bir idari işlemdir ve 60 gün içinde iptal davası açılabilir. Mahkeme komisyonun gerekçesini ve dayandığı kayıtları dosyaya getirtir; örneğin beraatle veya kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla sonuçlanmış bir soruşturmanın tek başına olumsuz değerlendirmeye dayanak yapılıp yapılamayacağı bu davalarda tartışılır. Kolluk ve askerî personel için 7588 sayılı Kanun’la getirilen kesinleşme şartını yukarıda anlattık.

Memur ile işçi ayrımı

Kamu kurumlarında çalışan herkes memur değildir. Belediyelerde, belediye şirketlerinde ve kamu kurumlarında İş Kanunu’na tabi işçi statüsünde çalışanların işe iade, kıdem tazminatı ve ücret uyuşmazlıkları iş mahkemesinde görülür ve önce arabulucuya başvurmak gerekir. Bu konular iş hukuku ve işçi alacakları sayfasında anlatılıyor. Statünüzü belirleyen, çalıştığınız kurum değil, atama işleminiz veya sözleşmenizin dayandığı kanundur; yanlış yargı yoluna giden dava görevsizlikle reddedilir ve süre kaybettirir.

Belediye ve imar işlemleri

Çorlu’da yapı, ruhsat ve imar konusundaki işlemlerin çoğu Çorlu Belediyesi’nden, bir kısmı Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi’nden çıkar. Dava açmadan önce işlemi hangi belediyenin yaptığına bakılır.

Çorlu Belediyesi mi, Büyükşehir Belediyesi mi?

Tekirdağ, 6360 sayılı Kanun’la büyükşehir belediyesi oldu ve bu statü 2014 mahalli idareler seçimleriyle uygulanmaya başladı. 5216 sayılı Kanun’a göre büyükşehir belediyesi 1/5.000 ile 1/25.000 arasındaki nazım imar planlarını yapar ve onaylar; ilçe belediyelerinin hazırladığı uygulama imar planlarını, parselasyon planlarını ve bunlardaki değişiklikleri aynen veya değiştirerek onaylar (m. 7/1-b). Yapı ruhsatı, yapı tatil tutanağı, imar para cezası ve yıkım kararları ise kural olarak ilçe belediyesince, yani Çorlu Belediyesi’nce verilir. Büyükşehir belediyesi kendi projeleri için imar uygulaması yapar ve ruhsat verir (m. 7/1-c).

Su ve kanalizasyon hizmetleri büyükşehir belediyesine bağlı Tekirdağ Su ve Kanalizasyon İdaresi (TESKİ) eliyle yürütülür; bu idarenin işlemlerinde davalı da TESKİ’dir. Plan davalarında planı yapan ve onaylayan idarelerin birlikte davalı gösterilmesi gerekebilir. Davalının yanlış gösterilmesi davayı düşürmez, ancak dilekçenin doğru idareye tebliği zaman alır.

Yapı tatil, yıkım ve imar para cezası

Ruhsatsız veya ruhsata aykırı bir yapı tespit edilince belediye yapının o andaki durumunu tutanağa geçirir, yapıyı mühürler ve inşaatı durdurur. Yapı tatil tutanağının yapıya asılmasıyla tebliğ yapılmış sayılır; ayrıca ayrı bir tebligat beklemeyin (3194 sayılı Kanun m. 32). Aykırılık tapu kütüğünün beyanlar hanesine işlenmek üzere yedi gün içinde tapu müdürlüğüne bildirilir. Yapı sahibi tebliğden itibaren bir ay içinde yapıyı ruhsata uygun hâle getirmez veya ruhsat almazsa ruhsat iptal edilir ve belediye encümeni kararıyla yapı yıktırılarak masrafı sahibinden alınır.

Aynı aykırılık için ayrıca imar para cezası uygulanır. Encümen, aykırılığın tespitinden itibaren on iş günü içinde yapı sahibine, müteahhide ve aykırılığı bildirmeyen fenni mesule ayrı ayrı ceza verir (m. 42). Ceza, yapının sınıfı ve grubuna göre metrekare üzerinden hesaplanır ve yapının ruhsatsız olması (yüzde 180), kamu alanında yapılması veya can güvenliğini tehdit etmesi gibi hâllerde belirli oranlarda artırılır. Davada sınıf, grup ve metrekare hesabındaki hatalar ileri sürülebilir. İmar para cezasına karşı dava, yerleşik yargı uygulamasına göre idare mahkemesinde açılır ve süre 60 gündür. Cezanın ödenmesi yapıyı yasal hâle getirmez; yıkım kararı ayrı bir işlem olarak kalır.

İmar planına itiraz ve dava

Belediye meclisince onaylanan imar planları bir ay süreyle belediyenin ilan yerlerinde ve internet sitesinde askıya çıkarılır, ayrıca ilgili muhtarlıkta duyurulur. Plan değişikliğinde değişiklik alanına en az iki tabela konarak 30 gün bilgilendirme yapılır. Askı süresi içinde belediyeye itiraz edilebilir; meclis itirazları 15 gün içinde inceleyip kesin karara bağlar (3194 m. 8). Askıya itiraz etmek zorunlu değildir; doğrudan dava da açılabilir. Planın uygulanması, örneğin parselinizde ortaklık payı kesintisi yapılması üzerine hem uygulama işlemine hem plana birlikte dava açmak mümkündür (İYUK m. 7/4). Kesinleşen plana ise her hâlde beş yıl sonra dava açılamaz.

Plan davalarında mahkeme şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararı yönünden bilirkişi incelemesi yaptırır. Komşu parsellere göre farklı yapılaşma hakkı verilmesi, sosyal donatı alanlarının azaltılması veya üst ölçekli plana aykırılık bu davalarda tartışılan başlıca konulardır.

Ruhsat, mühürleme ve encümen kararları

İşyeri açma ve çalışma ruhsatının verilmemesi veya iptali, ruhsatsız işyerinin mühürlenmesi, yapı kullanma izni talebinin reddi ve belediye encümeninin para cezası, yıkım ve işgal kararları idari işlemdir. Bir ticari faaliyeti süresiz veya 30 gün ya da daha uzun süreyle engelleyen işlemlerde bölge idare mahkemesi kararına karşı Danıştay’a temyiz yolu da açıktır (İYUK m. 46/1-e). Mühürlenen bir işyerinde zarar her gün büyüdüğü için dava dilekçesinde yürütmenin durdurulması talebi, işletmenin cirosunu ve çalışan sayısını gösteren belgelerle desteklenmelidir.

Kamulaştırma ve el atma

Kamulaştırmada iki ayrı yol vardır. Kamulaştırma işleminin kendisine, yani kamu yararı kararına veya usule karşı iptal davası, malike yapılan tebligattan itibaren 30 gün içinde idare mahkemesinde açılır; acele kamulaştırmada bu dava ivedi yargılama usulüne tabidir. Bedele itiraz ise idarenin asliye hukuk mahkemesinde açtığı bedel tespiti ve tescil davasında yapılır. İdarenin kamulaştırma yapmadan taşınmaza fiilen el atması hâlinde açılacak dava da adli yargıdadır. Bu davaların ayrıntısını kamulaştırma ve tapu davaları sayfasında anlattık.

Diğer sık idari dava konuları

Öğrenci disiplin ve sınav işlemleri

Üniversite öğrencilerine verilen uzaklaştırma ve yükseköğretim kurumundan çıkarma cezaları, kayıt silme ve diploma işlemleri idari işlemdir; dava süresi 60 gündür ve kural olarak işlemi yapan üniversitenin bulunduğu yer idare mahkemesi yetkilidir. Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi’nin işlemleri için bu, Tekirdağ’daki idare mahkemeleridir. Öğrencilik statüsünden çıkarma sonucunu doğuran işlemlerde bölge idare mahkemesi kararı Danıştay’da temyiz edilebilir. MEB ve ÖSYM’nin merkezî sınavlarına ilişkin davalarda ise süre yalnız 10 gündür ve mahkeme dosya tamamlandıktan sonra 15 gün içinde karar verir (İYUK m. 20/B). Bu davalarda verilen iptal kararları, sınava katılan herkesin lehine uygulanır.

Çevre ve ÇED kararları

Çorlu ve çevresi Ergene havzasında yer alır; bölgedeki sanayi tesisleri, organize sanayi bölgeleri, enerji ve atık yatırımları için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın verdiği “ÇED olumlu” veya “ÇED gerekli değildir” kararları da idari yargıda dava konusu edilebilir. Bu kararlara karşı dava ivedi yargılama usulüne tabidir ve süre 30 gündür (İYUK m. 20/A). Projenin etki alanında yaşayan veya taşınmazı bulunan kişiler dava açabilir. Çevre Kanunu’na dayanan idari para cezalarına karşı dava ise ivedi değildir; 30 gün içinde idare mahkemesinde açılır ve cezanın tahsilini durdurmaz (2872 m. 25).

Kamu ihaleleri ve ihaleden yasaklama

Kamu ihalesine katılan şirketler ihale işlemlerine doğrudan dava açamaz. Önce ihaleyi yapan idareye, aykırılığın farkına varıldığı tarihten itibaren on gün içinde (pazarlık usulü gibi bazı ihalelerde beş gün) şikâyet başvurusu yapılır. İdare on gün içinde karar verir; bu karara veya süresinde cevap verilmemesine karşı on gün içinde Kamu İhale Kurumu’na itirazen şikâyette bulunulur (4734 sayılı Kanun m. 54-56). Kurul kararlarına karşı dava ivedi yargılama usulüne tabidir ve Kurum Ankara’da bulunduğu için Ankara idare mahkemelerinde açılır.

İhalelere katılmaktan yasaklama kararı ise ayrı bir işlemdir. Fiilin niteliğine göre bir yıldan iki yıla kadar, sözleşme imzalamayan istekli için altı aydan bir yıla kadar bütün kamu ihalelerine katılma yasağı getirilir; karar Resmî Gazete’de yayımlandığı gün yürürlüğe girer (m. 58). Yasaklama kararları ivedi yargılamanın dışındadır, dava süresi 60 gündür. Belediye ihalelerindeki yasaklama kararlarını Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı verdiği için bu davalar da kural olarak Ankara’da görülür.

Askerlik, pasaport ve silah ruhsatı

Millî Savunma Bakanlığı kadrolarında çalışanlar ile askerlik hizmetini yapan yedek subay, yedek astsubay, erbaş ve erlerin askerî hizmete ilişkin işlemlerine karşı davalarda yetkili mahkeme, ilgilinin görev yaptığı yerin bağlı olduğu bölge idare mahkemesinin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir (İYUK m. 20/C). Tekirdağ’ın 1 Eylül 2026’dan itibaren Edirne Bölge İdare Mahkemesi’ne bağlanmasıyla Tekirdağ’da görev yapanlar için bu yer Edirne olmuştur.

Pasaport verilmemesi veya pasaporta tahdit konulması, silah taşıma ve bulundurma ruhsatı taleplerinin reddi ya da ruhsatın iptali valilik ve emniyet birimlerinin işlemleridir. Bu işlemlere karşı 60 gün içinde, işlemi yapan makamın bulunduğu yer idare mahkemesinde dava açılır. Ret gerekçesi bir ceza soruşturması kaydıysa, soruşturmanın sonucunu gösteren takipsizlik veya beraat kararı davanın temel delilidir.

Yabancılar ve sağlık hizmetleri

Sınır dışı etme kararına karşı süre 7 gündür ve mahkeme kararı kesindir. İkamet izni talebinin reddi veya iznin iptali ise genel 60 günlük süreye tabidir. Yabancıların ikamet, çalışma izni ve vatandaşlık başvurularına ilişkin ayrıntıları yabancılar ve vatandaşlık işlemleri sayfasında bulabilirsiniz. Kamu hastanelerinde uğranılan zararlar için açılacak tam yargı davasını yukarıda anlattık.

SGK işlemleri: iş mahkemesi mi, idare mahkemesi mi?

5510 sayılı Kanun’un uygulanmasından doğan uyuşmazlıklar, kanunda aksine hüküm yoksa iş mahkemesinde görülür (m. 101). Hizmet tespiti, emeklilik, prim borcu ve sigortalılık süresi davaları iş mahkemesine açılır. İstisna, SGK’nın verdiği idari para cezalarıdır: ceza tebliğden itibaren 15 gün içinde ödenir veya aynı sürede Kuruma itiraz edilir. İtiraz reddedilirse 30 gün içinde idare mahkemesinde dava açılır (m. 102). Cezayı itiraz etmeden ve 15 gün içinde peşin ödeyen işveren dörtte üçünü öder ve dava hakkını kaybetmez.

İdari para cezasına itiraz nereye yapılır?

İdari para cezalarına karşı genel yol, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’na göre sulh ceza hâkimliğidir. Başvuru, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde yapılır; bu süre geçerse ceza kesinleşir (m. 27/1). Mücbir sebeple süre kaçırıldıysa sebebin ortadan kalktığı tarihten itibaren yedi gün içinde başvurulabilir. Ancak birçok özel kanun farklı bir yol öngörür ve Kabahatler Kanunu’ndaki kanun yolu hükümleri ancak diğer kanunlarda aksine hüküm yoksa uygulanır (m. 3/1-a). Ayrıca idari para cezası, idari yargıya giden başka bir kararla aynı işlemde verildiyse, örneğin bir ruhsat iptaliyle birlikte, cezaya ilişkin itirazlar o işlemin iptali davasıyla birlikte idare mahkemesinde görülür (m. 27/8).

Trafik cezalarında da kural sulh ceza hâkimliğidir. Aynı tutanakla uygulanan sürücü belgesinin geri alınması ve aracın trafikten men edilmesi gibi tedbirlere karşı başvuru da kural olarak bu yolla yapılır. Ceza puanının dolması nedeniyle ehliyetin geri alınması gibi ayrı bir işlem söz konusuysa görevli yargı yeri farklı değerlendirilebileceğinden, tebliğ edilen belgedeki kanun yolu açıklamasını süre başlamadan kontrol edin.

Ceza türü Başvuru mercii Süre
Trafik idari para cezası, buna bağlı ehliyet geri alma ve araç trafikten men Sulh ceza hâkimliği Tebliğden itibaren 15 gün (5326 m. 27)
Zabıta, kolluk ve diğer kurumların Kabahatler Kanunu’na dayanan cezaları Sulh ceza hâkimliği 15 gün
İmar para cezası (3194 m. 42) İdare mahkemesi 60 gün
Çevre Kanunu cezaları (2872 m. 25) İdare mahkemesi; davalı Bakanlık 30 gün; dava tahsilatı durdurmaz
SGK idari para cezası (5510 m. 102) Önce SGK’ya itiraz, ret üzerine idare mahkemesi İtiraz 15 gün, dava 30 gün
Vergi cezaları Vergi mahkemesi 30 gün
İdari yargıya tabi bir kararla aynı işlemde verilen ceza (5326 m. 27/8) İdare mahkemesi, iptal davasıyla birlikte O işlemin dava süresi

Bilgi edinme, Kamu Denetçiliği Kurumu ve CİMER

Dava açmadan önce işlem dosyasını görmek isteyebilirsiniz. 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’na göre kurum istenen bilgi veya belgeye erişimi 15 iş günü içinde sağlar; başka bir birimden veya kurumdan görüş alınması gerekiyorsa bu süre gerekçesi bildirilerek 30 iş gününe uzar (m. 11). Talep reddedilirse tebliğden itibaren 15 gün içinde Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu’na itiraz edilebilir; Kurul 30 iş günü içinde karar verir ve bu itiraz idari yargıya başvurma süresini durdurur (m. 13).

Kamu Denetçiliği Kurumu’na (Ombudsmanlık) başvuru ücretsizdir ve Çorlu Kaymakamlığı veya Tekirdağ Valiliği aracılığıyla da yapılabilir. Başvurmadan önce İYUK’taki idari başvuru yollarının tüketilmesi gerekir. Başvuru, idarenin cevabının tebliğinden veya idare 60 gün içinde cevap vermezse bu sürenin bitiminden itibaren altı ay içinde yapılır (6328 sayılı Kanun m. 17/4, 7). Dava açma süresi içinde yapılan başvuru işlemeye başlamış süreyi durdurur (m. 17/8). Kurum’un kararları idareyi bağlamaz ve yargıda görülmekte olan konular incelenmez.

CİMER’e yapılan başvuru bir dilekçe hakkı kullanımıdır. Bu başvurunun dava süresini durdurup durdurmadığı içeriğine ve hangi makama yöneltildiğine göre tartışmalı olabilir. Dava süresini CİMER’den gelecek cevaba güvenerek geçirmeyin.

Çorlu idare hukuku avukatı ile ilk görüşme: belgeler ve masraflar

İlk görüşmede dava süresinin hesaplanabilmesi için şu belgeler istenir:

  • İşlemin kendisi ve tebliğ belgesi: tebligat zarfı, imzalı tebliğ mazbatası veya e-Tebligat ve e-Devlet kaydı. Süre bu tarihe göre hesaplanır.
  • İdareye daha önce verdiğiniz dilekçeler ve gelen cevaplar, başvuru tarihini gösteren evrak kayıt numaraları.
  • Konuya göre tutanaklar, fotoğraflar, ruhsat ve proje örnekleri, imar durumu belgesi; memurlarda soruşturma raporu, savunma tutanağı ve özlük bilgileri.
  • Tam yargı davalarında zararı gösteren faturalar, sağlık raporları, gelir belgeleri.

Dava açılırken başvurma harcı, posta gideri ve yürütmenin durdurulması istendiyse ayrıca bunun harcı ödenir; avukatla açılan davalarda vekâlet harcı ve baro pulu eklenir. Keşif ve bilirkişi gerekirse mahkeme ayrıca gider avansı ister. Harç tutarları her yıl Harçlar Kanunu tarifesiyle güncellenir. Davayı kaybeden taraf yargılama giderlerini ve karşı taraf avukatla temsil edildiyse Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre vekâlet ücretini öder. Gelir durumu yetersiz olanlar Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre adli yardım isteyebilir (İYUK m. 31). Dosyanızla ilgili bilgi almak için iletişim sayfasındaki numaradan büromuza ulaşabilirsiniz.

Sık yapılan hatalar

Aşağıdaki hatalar, Çorlu idare avukatı ile görüşmeden önce süreci kendi başına yürüten kişilerin dosyalarında hak kaybına yol açabilir:

  1. Dava süresini idareye tekrar tekrar dilekçe yazarak geçirmek. Danıştay uygulamasına göre İYUK m. 11 başvurusu süreyi bir kez durdurur; aynı konuda verilen yeni dilekçeler süreyi yeniden başlatmaz.
  2. Memur disiplin cezalarında 7 günlük itiraz süresini, 60 günlük dava süresiyle karıştırmak.
  3. Yanlış yargı yoluna gitmek: işçi statüsündeki kamu çalışanının idare mahkemesine, SGK hizmet tespiti için idare mahkemesine ya da trafik cezası için idare mahkemesine dava açmak.
  4. İhale, ÇED, acele kamulaştırma ve sınav davalarındaki 30 ve 10 günlük süreleri 60 gün sanmak.
  5. Tam yargı davasında idareye ön başvuru yapmadan doğrudan dava açmak.
  6. Yürütmenin durdurulması talebini gerekçesiz bırakmak. Aynı sebeplerle ikinci kez istenemediği için ilk talep belgeleriyle birlikte yazılmalıdır.
  7. Dava sürerken adres değişikliğini mahkemeye bildirmemek; tebligat yapılamazsa dosya işlemden kaldırılır.

İdari yargılama usulünün tam metnine 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu sayfasından ulaşabilirsiniz.

Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amacı taşır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Mevzuat ve yargı uygulaması değişebilir; somut olayınız için bir avukata danışınız.

Merak Edilenler

Sıkça Sorulan Sorular

Çorlu'da idare mahkemesi var mı?

Hayır. Çorlu Adliyesi'nde yalnız adli yargı mahkemeleri bulunur. Çorlu'daki belediye, kaymakamlık ve diğer kurumların işlemlerine karşı davalar Tekirdağ Adliyesi'ndeki Tekirdağ 1. ve 2. İdare Mahkemesinde, vergi uyuşmazlıkları Tekirdağ Vergi Mahkemesinde görülür. Dava dilekçesi Tekirdağ'a gönderilmek üzere Çorlu'daki asliye hukuk mahkemesine de verilebilir; avukatlar dilekçeyi UYAP üzerinden doğrudan gönderir.

İdari dava açma süresini kaçırırsam ne olur?

Mahkeme davayı esasa girmeden süre aşımı nedeniyle reddeder ve işlem kesinleşir. Süre, işlemin yazılı bildirimini izleyen günden başlar ve kural olarak 60 gündür. Bazı durumlarda süre hiç başlamamış olabilir; örneğin işlem size usulüne uygun tebliğ edilmediyse. Dava süresi içinde üst makama başvurduysanız süre o tarihte durmuş da olabilir. Süreyi kaçırdığınızı düşünseniz bile tebliğ belgelerini bir avukata inceletin.

İdari dava ne kadar sürer?

Kanunda genel bir karar süresi yoktur; süre mahkemenin iş yüküne, keşif veya bilirkişi incelemesi gerekip gerekmediğine ve kanun yollarına bağlıdır. İvedi yargılama usulüne tabi ihale, acele kamulaştırma ve ÇED davalarında mahkeme dosya tamamlandıktan sonra en geç bir ay içinde, merkezî sınav davalarında on beş gün içinde karar verir. Diğer davalarda ilk derece, istinaf ve temyiz aşamaları ayrı ayrı zaman alır.

İdari dava açmak için avukat tutmak zorunlu mu?

Hayır, dava dilekçesini kendiniz yazıp verebilirsiniz. Ancak dilekçenin İYUK m. 3'teki şartları taşımaması dilekçenin reddine yol açar; yanlış idareyi davalı göstermek, yetkisiz mahkemeye başvurmak veya süreyi yanlış hesaplamak da sık yapılan hatalardır. Avukat olmayan bir kişinin sizin adınıza vekil olarak dava açması mümkün değildir; mahkeme bu durumda 30 gün içinde bizzat veya avukat aracılığıyla yeniden dava açılmasını ister.

Yürütmenin durdurulması kararı ne zaman çıkar?

Mahkeme kural olarak idarenin savunmasını aldıktan veya 30 günlük savunma süresi geçtikten sonra karar verir; bu yüzden ilk haftalarda karar beklemek gerçekçi değildir. Uygulanmakla etkisi tükenecek işlemlerde, örneğin yarın yapılacak bir yıkımda, savunma beklenmeden geçici durdurma kararı verilebilir. Talep reddedilirse kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde bölge idare mahkemesine bir kez itiraz edilebilir.

İdari davayı kaybedersem ne öderim?

Dava açarken başvurma harcı, posta gideri ve varsa yürütmenin durdurulması harcı peşin ödenir. Keşif veya bilirkişi gerekirse mahkeme ayrıca gider avansı ister. Davayı kaybederseniz yargılama giderleri size yüklenir ve idare avukatla temsil edildiyse Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre vekâlet ücreti ödersiniz. Mali durumu yetersiz olanlar HMK hükümlerine göre adli yardım isteyebilir.

Memur disiplin cezasına karşı ne yapılır?

Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı disiplin kuruluna, kademe ilerlemesinin durdurulmasına karşı yüksek disiplin kuruluna tebliğden itibaren yedi gün içinde itiraz edilir. İtiraz edilmeyen ceza kesinleşir. İtirazın reddi üzerine ceza işlemine karşı 60 gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açılır. Memurluktan çıkarma cezasına itiraz yolu yoktur; bu cezaya karşı doğrudan dava açılır.

İdareye başvurdum, cevap gelmedi; ne yapmalıyım?

İdare 30 gün içinde cevap vermezse isteğiniz reddedilmiş sayılır ve bu sürenin bittiği günden itibaren 60 günlük dava süresi işlemeye başlar. İdare kesin olmayan bir ara cevap verdiyse kesin cevabı bekleyebilirsiniz; ancak bekleme, başvuru tarihinden itibaren dört ayı geçemez. Cevap gelmedi diye beklemeyi sürdürüp dava süresini kaçırmak sık görülen bir hatadır.

Hukuki Danışmanlıkİdare Hukuku alanında destek almak ister misiniz?

Vakanızın detaylarını birlikte değerlendirelim.

Bizi ArayınWhatsapp