Çorlu İflas Avukatı
"Borçlu şirket ve alacaklı için konkordato başvurusu, mühlet, tasdik, iflas takibi, borca batıklık, sıra cetveli ve yönetici sorumluluğu."
Borçlarını vadesinde ödeyemeyen bir şirket veya tacir için iki ana yol vardır: alacaklılarla mahkeme denetiminde anlaşmayı sağlayan konkordato ve malvarlığının satılıp alacaklılara paylaştırıldığı iflas. Çorlu iflas avukatı arayanların çoğu ya bu iki yol arasında karar vermek ya da karşı tarafın başlattığı süreçte alacağını korumak ister. Çorlu merkezli şirketlerin konkordato ve iflas davalarına 1 Eylül 2021’den beri Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi bakar. Konkordatoda geçici mühlet 3 ay (en çok 2 ay uzatma), kesin mühlet 1 yıldır (6 aya kadar uzatma). Bu sayfada konkordato avukatı ve iflas avukatı arayan borçlu şirketler ile alacaklılar için iki süreci aşama, süre, mahkeme, belge ve masraf düzeyinde, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) maddeleriyle anlatıyoruz.
Konkordato nedir, kimler başvurabilir?
Konkordato, borçlarını ödeyemeyen veya ödeyememe tehlikesi altındaki borçlunun, asliye ticaret mahkemesinin denetiminde alacaklılarına vade veya indirim teklif ettiği ve bu teklifin kanuni çoğunlukla kabul edilip mahkemece tasdik edilmesiyle bütün alacaklıları bağlayan bir yeniden ödeme planıdır (İİK m. 285). Amaç, işletmeyi kapatmadan borçları ödenebilir bir takvime bağlamak ve iflası önlemektir.
Borçlunun talebi
Kanun başvuruyu “herhangi bir borçlu” için açık tutar. Borçların vadesinde ödenememiş olması şart değildir; vadesinde ödeyememe tehlikesi de yeterlidir. Bu yüzden nakit akışındaki bozulmayı erken gören bir şirket, hacizler başlamadan da başvurabilir. Borca batık bir anonim veya limited şirketin yönetimi ise TTK m. 377 uyarınca iflas bildirimiyle birlikte konkordato da isteyebilir.
Alacaklının talebi
İflas talebinde bulunabilecek her alacaklı, gerekçeli bir dilekçeyle borçlu hakkında konkordato işlemlerinin başlatılmasını isteyebilir. Bu durumda mahkeme borçluya belgeleri sunması için makul bir süre verir ve belge hazırlama masrafını talep eden alacaklı karşılar. Borçlu belgeleri süresinde ve eksiksiz sunmazsa geçici mühlet verilmez ve alacaklının talebi reddedilir (İİK m. 287/2). Uygulamada bu yol, borçlunun malvarlığı dağılmadan toplu bir çözüm isteyen büyük alacaklılar tarafından kullanılır.
Tacir olmayan borçlu ve esnaf
Konkordato yalnız tacirlere özgü değildir. İflasa tabi olmayan bir borçlu, örneğin esnaf, serbest meslek sahibi veya maaşlı çalışan, yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesine başvurabilir (İİK m. 285/3). Fark sonuçtadır: iflasa tabi olmayan borçlunun talebi reddedilirse iflasına karar verilmez, yalnız talep reddedilir.
Konkordatonun üç türü
- Adi konkordato: Şirket faaliyetine devam eder, borçlar proje uyarınca vadeye yayılır veya indirimle ödenir. Uygulamada en sık görülen türdür.
- Malvarlığının terki suretiyle konkordato: Borçlu malvarlığı üzerindeki tasarruf yetkisini alacaklılara bırakır; mallar alacaklıların seçtiği konkordato tasfiye memurlarınca satılır veya bir bütün olarak devredilir. Ticaret unvanına “konkordato tasfiyesi hâlinde” ibaresi eklenir (İİK m. 309/a-309/l).
- İflastan sonra konkordato: İflasına karar verilmiş borçlu, tasfiye içinde bir kez konkordato teklif edebilir. Teklif ikinci alacaklılar toplantısında görüşülür; kabul edildiği tarihten tasdike kadar malların satışı en çok 6 ay durur. Tasdik kesinleşince iflasın kaldırılması istenir (İİK m. 309).
Çorlu konkordato avukatı ile başvuru hazırlığı: belgeler ve masraflar
Başvurudan önceki hazırlık, geçici mühletin ne zaman verileceğini belirler. Mahkeme, kanunda sayılan belgelerin eksiksiz olduğunu tespit ettiğinde geçici mühleti derhâl verir; eksik belgeyle yapılan başvuru zaman kaybettirir ve alacaklıların itirazına zemin hazırlar.
Başvuruya eklenecek belgeler (İİK m. 286)
- Konkordato ön projesi: Borçların hangi oranda ve vadede ödeneceğini, alacaklıların ne kadar indirim yapmış olacağını, malların satılıp satılmayacağını ve ödemeler için gereken kaynağın sermaye artırımı, kredi veya başka bir yolla nasıl sağlanacağını gösterir.
- Malvarlığı belgeleri: Defter tutmakla yükümlü borçluda son bilanço, gelir tablosu, nakit akım tablosu; işletmenin devamlılığı esasına ve aktiflerin muhtemel satış fiyatlarına göre hazırlanmış iki ayrı ara bilanço; ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdikleri ile e-defter berat bilgileri; duran varlık listeleri ve tüm alacak ve borçları vadeleriyle gösteren liste.
- Alacaklı listesi: Alacaklıları, alacak tutarlarını ve imtiyaz durumlarını gösterir.
- Karşılaştırma tablosu: Projeye göre alacaklıların eline geçecek miktar ile borçlunun iflası hâlinde geçebilecek muhtemel miktarı yan yana koyar.
- Bağımsız denetim raporu: Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu (KGK) tarafından yetkilendirilmiş bir bağımsız denetim kuruluşunun, Türkiye Denetim Standartlarına göre hazırladığı ve ön projedeki teklifin gerçekleşeceği konusunda makul güvence veren rapor ile dayanakları.
Makul güvence raporu neden belirleyicidir?
Raporu hazırlayabilecek kuruluş ve raporun niteliği 2018’de 7155 sayılı Kanunla bugünkü hâlini aldı: rapor KGK’nın yetkilendirdiği bir bağımsız denetim kuruluşundan alınır ve teklifin gerçekleşeceğine dair “makul güvence” vermek zorundadır. Ekim 2026 itibarıyla İİK m. 286’nın yürürlükteki metni budur. Raporun hazırlanabilmesi için mali kayıtların tutarlı, alacak ve stokların gerçek değerde olması gerekir. Bu nedenle başvuru takvimi, denetim kuruluşunun çalışmasını tamamlayacağı süreye göre planlanır.
Gider avansı ve harçlar
Başvuran, Adalet Bakanlığının yayımladığı tarifedeki konkordato gider avansını yatırmak zorundadır (İİK m. 285/4). Avans; tebligat, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ve resmî ilan portalı ilanları, ilgili kurumlara bildirim, bilirkişi ve geçici komiser ücreti kalemlerinden oluşur; iflasa tabi borçlu için ayrıca iflas gideri eklenir. Yürürlükteki tarife 26 Ağustos 2026 tarihli ve 33352 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı. Tutarlar her yıl yenilendiği için başvuru tarihindeki tarifeye bakılır.
Bunun dışında konkordato talebi için maktu harç ödenir. Tasdik aşamasında ise alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden binde 2,27, yapılandırılan rehinli alacaklara ödenecek para üzerinden binde 1,13 oranında harç alınır (Harçlar Kanunu (1) sayılı tarife B-II). Bu harç ile tasdik yargılama giderleri tasdik kararından önce mahkeme veznesine yatırılmadıkça konkordato tasdik edilmez (İİK m. 305/1-e).
Konkordato aşamaları, süreleri ve sonuçları
Aşağıdaki tablo bir adi konkordato dosyasının başvurudan tasdik sonrasına kadar izlediği yolu gösterir. Süreler kanuni üst sınırdır; mahkeme her aşamayı daha kısa sürede tamamlayabilir.
| Aşama | Süre | Karar mercii / yürüten | Sonuç |
|---|---|---|---|
| Başvuru | Belgeler tamamsa derhâl | Asliye ticaret mahkemesi | Geçici mühlet, geçici komiser, koruma tedbirleri (m. 287) |
| İlan ve itiraz | İlandan itibaren 7 gün | Alacaklılar, mahkemeye dilekçe | Mühlet şartlarının bulunmadığı ileri sürülür (m. 288) |
| Geçici mühlet | 3 ay, en çok 2 ay uzatma (toplam 5 ay) | Mahkeme, geçici komiser raporu | Kesin mühletin sonuçları doğar; bu kararlara kanun yolu yok |
| Kesin mühlet duruşması | Geçici mühlet içinde | Mahkeme, duruşmalı | 1 yıl kesin mühlet veya ret |
| Kesin mühlet | 1 yıl, güçlük hâlinde 6 aya kadar uzatma | Komiser, varsa alacaklılar kurulu | Proje tamamlanır, alacaklar incelenir |
| Alacak bildirimi | Komiser ilanından itibaren 15 gün | Alacaklılar, komisere | Bildirmeyen, bilançoda kayıtlı değilse müzakereye alınmaz (m. 299) |
| Alacaklılar toplantısı | İlandan en az 15 gün sonra; belgeler toplantıdan önceki 7 gün incelenir | Komiser başkanlığında | Oylama ve konkordato tutanağı (m. 301, 302) |
| Sonradan katılma (iltihak) | Toplantıdan sonra 7 gün | Alacaklılar | Oy hesabına eklenir |
| Komiser raporu | İltihak süresinden sonra en geç 7 gün | Komiser | Gerekçeli rapor mahkemeye verilir |
| Tasdik duruşması | Kesin mühlet içinde; gerekirse mühlet etkileri en çok 6 ay uzar | Mahkeme | Tasdik veya ret; ret hâlinde şartları varsa iflas (m. 304-308) |
| Kanun yolu | 2 hafta istinaf, 2 hafta temyiz | Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi, Yargıtay | Karar kesinleşir (m. 308/a) |
| Çekişmeli alacak davası | Tasdik ilanından itibaren 1 ay | Alacaklı | Çekişmeli payın ödenmesi (m. 308/b) |
Geçici mühlet ve ilk itirazlar
Geçici mühlet kararı Ticaret Sicili Gazetesi’nde ve Basın İlan Kurumu’nun resmî ilan portalında ilan edilir; tapu, ticaret sicili, vergi dairesi, gümrük, bankalar birlikleri, ticaret ve sanayi odalarına bildirilir. Alacaklılar ilandan itibaren 7 günlük kesin süre içinde, mühlet verilmesini gerektiren bir durum bulunmadığını delilleriyle bildirerek talebin reddini isteyebilir (İİK m. 288). Geçici mühletin verilmesine, uzatılmasına ve tedbirlere karşı istinaf yolu kapalıdır.
Kesin mühlet kararı
Mahkeme, geçici mühlet dolmadan borçluyu ve varsa konkordato isteyen alacaklıyı duruşmaya çağırır. Geçici komiser yazılı raporunu duruşmadan önce sunar; itiraz eden alacaklıların gerekçeleri de değerlendirilir. Konkordatonun başarıya ulaşması mümkün görülürse 1 yıllık kesin mühlet verilir (İİK m. 289). Kesin mühlet talebini reddeden ve iflas kararı içermeyen karara karşı borçlu veya talep eden alacaklı 2 hafta içinde istinafa gidebilir; bölge adliye mahkemesinin kararı kesindir (İİK m. 293).
Komiser ve alacaklılar kurulu
Komiser, bilirkişilik bölge kurullarının oluşturduğu listeden seçilir ve aynı anda beşten fazla dosyada görev alamaz. Alacaklı sayısı ve borç miktarına göre üç komiser atanabilir; bu durumda biri KGK’nın yetkilendirdiği bağımsız denetçiler arasından seçilir. Komiser borçlunun faaliyetlerini denetler, projenin tamamlanmasına katkı verir ve talep eden alacaklılara borçlunun güncel mali durumu hakkında bilgi verir (İİK m. 290).
Mahkeme kesin mühletle birlikte en çok yedi alacaklıdan oluşan, tek sayılı ve ücretsiz bir alacaklılar kurulu da kurabilir. Kurulda rehinli alacaklılar ve farklı nitelikteki alacaklı grupları hakkaniyete uygun biçimde temsil edilir. Kurul her ay en az bir kez toplanır, komisere tavsiyede bulunur ve gerekirse komiserin değiştirilmesini isteyebilir.
Mühlet şirketi nasıl korur, neyi korumaz?
Geçici mühlet, kesin mühletin bütün sonuçlarını doğurur (İİK m. 288/1). Aşağıdaki korumalar bu nedenle geçici mühlet kararıyla başlar; kanun bazı alacakları ve işlemleri bunların dışında tutar.
Takipler, hacizler ve faiz
Mühlet içinde borçluya karşı hiçbir takip yapılamaz, başlamış takipler durur, ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir kararları uygulanmaz; bir takip işlemiyle kesilebilen zamanaşımı ve hak düşürücü süreler de işlemez (İİK m. 294). Projede aksi öngörülmedikçe, rehinle güvence altına alınmamış alacaklara kesin mühlet tarihinden itibaren faiz işlemez. Takas imkânı geçici mühletin ilan tarihine göre değerlendirilir.
İstisna, İİK m. 206’nın birinci sırasındaki imtiyazlı alacaklardır: işçilerin son bir yıl içinde doğan ücret, ihbar ve kıdem tazminatı alacakları ile nafaka alacakları için mühlet içinde de haciz yoluyla takip yapılabilir. İşçilerin konkordato ve iflastaki haklarını iş hukuku sayfamızda ayrıca ele alıyoruz.
Rehinli alacaklar ve finansal kiralama
Rehinli alacaklı, mühlet sırasında rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatabilir veya başlamış takibe devam edebilir; ancak muhafaza tedbiri alınamaz ve rehinli mal satılamaz (İİK m. 295). 2021’de 7327 sayılı Kanunla eklenen hükme göre, rehinli mal projeye göre işletmede kullanılmayacaksa ya da değer kaybedecek veya muhafazası masraflı olacaksa mahkeme satışına izin verebilir ve satış bedelinden rehinli alacaklıya rehin bedeli kadar ödeme yapılır.
Tasdik kararında, borçlunun talebi üzerine rehinli malın muhafazası ve satışı ile finansal kiralama konusu malın iadesi de karardan itibaren en çok 1 yıl ertelenebilir. Bunun için malın işletme için zorunlu olduğunun ve elden çıkmasının işletmenin ekonomik varlığını tehlikeye düşüreceğinin yaklaşık olarak ispatı gerekir; leasingde ayrıca ödenmemiş kiranın üç aylık tutarı aşmaması aranır (İİK m. 307).
Sözleşmeler: tedarikçi ve müşteri ilişkileri
İşletmenin faaliyeti için önem taşıyan sözleşmelerin devamı esastır. Sözleşmede “konkordato talebi fesih sebebidir” veya “borcu muaccel kılar” gibi bir hüküm bulunsa bile bu hüküm uygulanmaz; karşı taraf sözleşmeyi yalnız konkordato başvurusu gerekçesiyle sona erdiremez. 7327 sayılı Kanunla eklenen cümleye göre mühlet süresince devam eden sözleşmelerde edimler karşılıklı ifa edilir; yani tedarikçi teslim etmeye, borçlu da mühlet içindeki teslimlerin bedelini ödemeye devam eder (İİK m. 296).
Borçlu ise konkordatonun amacını engelleyen aşırı külfetli sürekli borç ilişkilerini, örneğin ağır koşullu bir kira veya uzun vadeli alım sözleşmesini, komiserin olumlu görüşü ve mahkemenin izniyle feshedebilir. Bu fesih nedeniyle doğan tazminat konkordato projesine tabi olur.
Borçlunun yapamayacağı işlemler
Borçlu komiserin gözetimi altında işlerine devam eder. Ancak mahkemenin izni olmadan rehin veremez, kefil olamaz, bağışlama gibi karşılıksız işlem yapamaz; taşınmazını, işletme için önemli taşınırlarını ve devamlı tesisatını devredemez veya üzerinde sınırlı ayni hak kuramaz. Bu kurala aykırı işlemler hükümsüzdür (İİK m. 297). Mahkeme, bazı işlemlerin yalnız komiser izniyle yapılmasına veya işletmenin komiser tarafından yönetilmesine de karar verebilir.
Vergi, SGK ve diğer kamu alacakları
Mühlet, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’a göre yapılan takipleri de durdurur (İİK m. 294/1). SGK prim alacakları da 6183’e göre tahsil edildiği için aynı yasağa tabidir (5510 sayılı Kanun m. 88). Ancak tasdik edilen konkordato amme alacaklarını bağlamaz (İİK m. 308/c; 6183 m. 101). Vergi ve prim borcu indirime tabi tutulamaz; projenin bu borçları ayrıca, örneğin tecil ve taksitlendirme imkânlarıyla, ödeyecek biçimde kurulması gerekir. Vergi borcu yapılandırma ve tecil seçenekleri için vergi hukuku sayfamıza bakabilirsiniz.
Çekler ve senetler
Konkordato mühleti, çek ve bonoya dayanan kambiyo takiplerini de durdurur; hamil mühlet içinde icra takibi açamaz. 5941 sayılı Çek Kanunu’nda ise konkordatonun karşılıksız çek nedeniyle yürütülen ceza yargılamasını durduracağına dair bir hüküm yoktur. Bu yüzden vadesi mühlet içine düşen çekler için projede hamilin durumu ve olası ceza şikâyetleri birlikte planlanır.
Bankalar ve mühlet içindeki yeni krediler
Bankaların teminatsız kredi alacakları diğer adi alacaklar gibi projeye tabidir; ipotek veya rehinle güvence altındaki kısım ise rehinli alacak kurallarına girer. Mühlet içinde komiser izniyle alınan yeni krediler ve yapılan yeni borçlar konkordato şartlarına tabi olmaz: temerrüt hâlinde mühlet sırasında bile takibe konu edilebilir ve rehinli alacaklardan hemen sonra, diğer bütün alacaklardan önce ödenir (İİK m. 308/c, 7327 sayılı Kanunla).
Alacaklılar toplantısı, kabul çoğunluğu ve tasdik
Alacakların bildirilmesi ve incelenmesi
Komiser, alacaklıları ilan tarihinden itibaren 15 gün içinde alacaklarını bildirmeye davet eder; ilan adresi bilinen alacaklılara posta ile de gönderilir (İİK m. 299). Komiser her alacak için borçlunun beyanını alır, defter ve belgeler üzerinde inceleme yapar ve sonucu toplantı raporunda gösterir (m. 300). Konusu para olmayan alacaklar eşdeğer para alacağına çevrilerek bildirilir.
Kabul için iki ayrı çoğunluk formülü
Konkordato projesi, aşağıdaki iki formülden birini aşan bir çoğunluk tarafından imzalanırsa kabul edilmiş sayılır (İİK m. 302):
- Kaydedilmiş alacaklıların yarısını ve kaydedilmiş alacak tutarının yarısını aşan çoğunluk, veya
- Kaydedilmiş alacaklıların dörtte birini ve kaydedilmiş alacak tutarının üçte ikisini aşan çoğunluk.
Yalnız projeden etkilenen alacaklılar oy kullanır. Birinci sıra imtiyazlı alacaklar (işçi ve nafaka alacakları) ile borçlunun eşi, çocukları, kendisinin ve evlilik sona ermiş olsa bile eşinin anne, baba ve kardeşlerinin alacakları çoğunluk hesabına katılmaz. Rehinli alacaklar ise yalnız komiserin takdir ettiği rehin değerini aşan, yani teminatsız kalan kısımları için hesaba girer. Çekişmeli alacakların hesaba katılıp katılmayacağına ve hangi oranda katılacağına mahkeme karar verir.
Rehinli alacaklılarla ayrı müzakere
Adi konkordatoda borçlu, ön projesinde belirtmek şartıyla rehinli alacaklarının da yapılandırılmasını isteyebilir. Komiser kesin mühlet içinde bütün rehinli alacaklıları anapara indirimi, faiz indirimi veya vade tekliflerini görüşmek üzere çağırır. Rehinli alacakların tutar olarak üçte ikisini aşan çoğunluğuyla anlaşma sağlanırsa, anlaşmaya katılmayan rehinli alacaklı da diğerleriyle yapılan anlaşmaların en uzun vadelisine tabi olur ve alacağına sözleşmesindeki temerrüt öncesi faiz uygulanır (İİK m. 308/h). Genel alacaklılar toplantısı projeyi kabul etmezse bu anlaşmalar da hüküm kazanmaz.
Mahkeme hangi şartlarda tasdik eder?
Çoğunluğun sağlanması tek başına yeterli değildir. Mahkeme şu beş şartın birlikte gerçekleştiğini arar (İİK m. 305):
- Teklif edilen tutarın, borçlunun iflası hâlinde alacaklıların eline geçecek muhtemel miktardan fazla olması.
- Teklifin borçlunun kaynaklarıyla orantılı olması.
- Projenin kanuni çoğunlukla kabul edilmiş olması.
- Birinci sıra imtiyazlı alacakların tam ödenmesinin ve mühlet içinde komiser izniyle yapılan borçların ifasının yeterli teminata bağlanmış olması.
- Tasdik harcı ve yargılama giderlerinin karardan önce mahkeme veznesine yatırılmış olması.
Mahkeme projeyi yetersiz bulursa düzeltilmesini isteyebilir. Tasdik duruşmasının günü ilan edilir; itiraz edecek alacaklılar itiraz sebeplerini duruşmadan en az 3 gün önce yazılı bildirmelidir (İİK m. 304).
Tasdikin sonuçları
Konkordato tasdik kararıyla bağlayıcı hâle gelir; projede kesinleşme tarihi de esas alınabilir. Bağlayıcı konkordato, talepten önce doğan ve mühlet içinde komiser izni olmadan doğan bütün alacaklar için zorunludur; oy vermeyen veya ret oyu veren alacaklı da projeye göre ödeme alır (İİK m. 308/c). Geçici mühletten önce başlamış takiplerde konulmuş ve henüz paraya çevrilmemiş hacizler düşer (m. 308/ç). Borçlunun bir alacaklıya projede yazılandan fazlasını gizlice vaat etmesi hükümsüzdür (m. 308/d).
Tasdik edilen proje kapsamındaki işlemler harç ve damga vergisinden, alacaklıların tahsil ettiği tutarlar banka ve sigorta muameleleri vergisinden, borçluya kullandırılacak krediler Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu kesintisinden istisnadır (İİK m. 308/g). Mahkeme, projenin uygulanmasını izlemek üzere iki ayda bir rapor verecek bir kayyım da atayabilir (m. 306).
Alacaklı iseniz konkordatoda neler yapabilirsiniz?
Çorlu ve Çerkezköy’deki organize sanayi bölgelerinde tekstil, deri ve imalat işletmeleri arasında vadeli satış ve çekle ödeme yaygındır. Bu zincirde bir müşterinin konkordato ilan etmesi, tedarikçinin kendi nakit dengesini de doğrudan etkiler. Alacaklının konkordatoda kullanabileceği hakların her biri kısa bir süreye bağlıdır.
İlk 7 gün: mühlete itiraz
Geçici mühlet ilanından itibaren 7 gün içinde mahkemeye dilekçe vererek borçlunun konkordato şartlarını taşımadığını, örneğin projenin gerçekçi olmadığını, malvarlığının kaçırıldığını veya bilançonun gerçeği yansıtmadığını delilleriyle ileri sürebilirsiniz. Bu itirazlar kesin mühlet duruşmasında değerlendirilir.
Alacağın bildirilmesi ve oy hakkı
Komiserin alacak bildirim ilanından itibaren 15 gün içinde alacağınızı fatura, sözleşme, teslim belgesi, cari hesap ekstresi, çek veya senet örnekleriyle bildirin. Alacağın borçlunun bilançosunda kayıtlı olması müzakereye katılmanızı sağlar, ancak tutar ve faiz konusunda anlaşmazlık varsa bildirim yapmak hakkınızı korumanın en güvenli yoludur. Toplantıdan önceki 7 gün içinde komiser raporunu ve projeyi inceleyerek oyunuzu verirsiniz.
Alacağınız reddedilirse: çekişmeli alacak davası
Alacağı itiraza uğrayan alacaklı, tasdik kararının ilanından itibaren 1 ay içinde dava açmalıdır. Mahkeme, çekişmeli alacağa projeye göre düşecek payın dava sonuçlanana kadar bir bankaya yatırılmasına karar verebilir; süresinde dava açmayan alacaklı bu paydan ödeme isteyemez (İİK m. 308/b).
Kefil ve diğer birlikte sorumlulara başvurma
Konkordatoya onay vermeyen alacaklı; kefile ve borçtan birlikte sorumlu diğer kişilere karşı bütün haklarını korur. Onay veren alacaklı ise bu hakları ancak alacağını ödeme karşılığında kefile devretmeyi teklif etmiş ve toplantının gün ve yerini kefile en az on gün önce bildirmişse korur (İİK m. 303). Kefili olan bir alacaklının oy vermeden önce bu bildirimi yapmaması, kefile başvurma imkânını kaybettirebilir.
Ödeme yapılmazsa: kısmen veya tamamen fesih
Tasdikten sonra kendisine projeye göre ödeme yapılmayan her alacaklı, tasdik eden mahkemeden konkordatonun kendisi bakımından feshini isteyebilir; konkordato uyarınca kazandığı yeni haklar, örneğin projeyle verilen bir teminat, fesihten sonra da korunur (İİK m. 308/e). Konkordato kötü niyetle elde edilmişse her alacaklı tamamen feshini isteyebilir; tamamen fesihte borçlu iflasa tabi ise ve doğrudan iflas sebebi varsa iflasa karar verilir (m. 308/f).
Konkordato sona erdiğinde veya talep reddedildiğinde, durmuş olan icra takipleri kaldığı yerden devam eder. Takip açma, haciz ve tasarrufun iptali gibi bireysel tahsil yollarını icra hukuku sayfamızda ayrıntılı olarak anlattık.
Konkordato reddedilirse ne olur?
Konkordato üç noktada sona erebilir: kesin mühlet hiç verilmeyebilir, verilen kesin mühlet kaldırılabilir veya proje tasdik edilmeyebilir. Sonuç borçlunun iflasa tabi olup olmamasına göre değişir.
Kesin mühlet verildikten sonra iflasa tabi borçlu bakımından şu hâllerden biri gerçekleşirse, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme mühleti kaldırır ve borçlunun iflasına resen karar verir (İİK m. 292):
- Malvarlığının korunması için iflasın açılması gerekiyorsa,
- Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa,
- Borçlu izin gerektiren işlemleri izinsiz yapmış, komiserin talimatlarına uymamış veya alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket etmişse,
- Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif konkordato talebinden feragat etmişse.
Proje tasdik edilmezse mahkeme talebi reddeder; borçlu iflasa tabi ise ve doğrudan iflas sebeplerinden biri varsa iflasa da resen karar verir (İİK m. 308). 7327 sayılı Kanunla getirilen kurala göre bu durumda mahkeme tasfiyenin basit veya adi usulle yapılmasına ve gerektiğinde tasfiyenin komiserlerce yürütülmesine karar verir. İflasa tabi olmayan borçlu bakımından ise yalnız talep reddedilir.
Öte yandan konkordatoyla amaçlanan iyileşme kesin mühlet bitmeden gerçekleşirse, komiserin raporu üzerine mühlet kaldırılır ve talep “amaca ulaşıldığı” gerekçesiyle reddedilir (İİK m. 291). Bu durumda mühletin etkileri sona erer ve borçlu hakkında iflas kararı verilmez.
Konkordato, iflas ve yeniden yapılandırma arasındaki fark
| Konu | Adi konkordato | İflas | Uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırma |
|---|---|---|---|
| Kimler başvurur | Her borçlu; iflas isteyebilecek alacaklı | Alacaklı (takipli veya doğrudan); borçlunun kendisi | Yalnız sermaye şirketi ve kooperatif (banka ve sigorta şirketi hariç) |
| Dayanak | İİK m. 285-308/h | İİK m. 154-256 | İİK m. 309/m-309/ü |
| İşletme | Faaliyete devam eder | Kural olarak kapanır, mallar satılır | Faaliyete devam eder |
| Yönetim | Borçlu, komiser gözetiminde | İflas idaresi | Borçlu; gerekirse ara dönem denetçisi |
| Takipler | Mühletle durur, 6183 takipleri dahil | Haciz takipleri durur, kesinleşince düşer | Mahkeme ara dönem için durdurabilir |
| Kabul | m. 302’deki iki formülden biri | Oylama yok | Her sınıfta sayıca yarıdan fazla ve alacak tutarının en az üçte ikisi |
| Kamu alacakları | Mühlette takip yok, tasdik bağlamaz | Üçüncü sıra imtiyazlı | Ara dönem tedbiri 6183 takiplerini de durdurabilir |
| Sonuç | Vade ve indirimle ödeme planı | Satış, sıra cetveli, kalan için aciz vesikası | Alacaklılarla önceden müzakere edilen plan |
| Harç | Ödenecek para üzerinden binde 2,27 | Paylaşılan para üzerinden yüzde 4,55 | Projedeki işlemler harç ve vergilerden istisna (m. 309/u) |
İflasın ertelenmesi kaldırıldı
Borca batık şirketlerin iflasını bir yıl ertelemeye yarayan “iflasın ertelenmesi” kurumu, 28 Şubat 2018 tarihli 7101 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırıldı (İİK m. 179/a-179/c mülga). Bugün borca batık bir sermaye şirketi için mahkeme önündeki iyileştirme yolu konkordatodur; TTK m. 377 iflas bildirimiyle birlikte konkordato istenmesine imkân verir. Erteleme başvurusundan söz eden kaynaklar 2018 öncesi mevzuata dayanır.
Uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırma
Bu yol yalnız anonim, limited ve diğer sermaye şirketleri ile kooperatiflere açıktır. Konkordatodan farkı, projenin mahkemeye gelmeden önce alacaklılarla müzakere edilmiş ve gerekli çoğunlukla kabul edilmiş olmasıdır. Projeye onay veren alacaklıların beyanları noter onaylı tutanakla sunulur ve bağımsız denetim kuruluşunun finansal analiz raporu eklenir (İİK m. 309/o). Mahkeme başvurudan itibaren 30 gün içinde duruşma yapar, projeyi reddeden her alacaklının iflastaki payından az almayacağını tespit ederse tasdik eder; karara karşı 2 hafta içinde istinaf ve temyiz yolu açıktır (m. 309/p, 2024’te 7499 sayılı Kanunla).
Finansal yeniden yapılandırma (bankalarla)
Borcunun ağırlığı bankalara ve finansal kiralama, faktoring gibi finansal kuruluşlara olan şirketler için 5411 sayılı Bankacılık Kanunu geçici madde 32’deki finansal yeniden yapılandırma çerçevesi de vardır. Bu, mahkeme dışında, çerçeve anlaşmalar üzerinden yürüyen bir süreçtir ve ticari alacaklıları ya da kamu alacaklarını kapsamaz. Uygulama süresi Aralık 2025’te Cumhurbaşkanı kararıyla 28 Aralık 2025’ten itibaren iki yıl uzatıldı. Ağırlıklı borcu tedarikçilere olan bir işletme için ise konkordato daha uygun araçtır.
Çorlu iflas avukatı hangi iflas yollarını izler?
İflas, borçlunun bütün malvarlığının tek bir tasfiyede satılarak alacaklılara kanuni sıraya göre paylaştırılmasıdır. Haciz yoluyla takipte her alacaklı kendi alacağı için tek tek mal haczettirirken, iflasta bütün alacaklılar aynı masada toplanır.
Kimler iflasa tabidir?
İflas yoluyla takip yalnız TTK’ya göre tacir sayılan veya tacir hükümlerine tabi olan gerçek ve tüzel kişilere karşı yapılabilir (İİK m. 43). Anonim ve limited şirketler, kollektif ve komandit şirketler ile ticari işletmeyi kendi adına işleten gerçek kişi tacirler bu kapsamdadır. Alacaklı iflasa tabi borçlu hakkında haciz yolunu da seçebilir ve bir defaya mahsus olmak üzere harç ödemeden diğer yola geçebilir. Bir Çorlu iflas avukatı ile ilk görüşmede bu yüzden önce borçlunun tacir olup olmadığına ve ticaret sicili kaydına bakılır.
Türkiye’de tacir olmayan gerçek kişiler için iflas, yani “kişisel iflas” veya “tüketici iflası” yoktur. Ekonomik faaliyeti sermayesinden çok bedenî çalışmasına dayanan esnaf da tacir sayılmaz (TTK m. 15) ve iflasa tabi değildir. Bu kişilerin borçları haciz yoluyla takip edilir; borçlu açısından seçenekler itiraz, taksit ve gerekirse konkordatodur. Ticareti bırakan tacir ise 15 gün içinde ticaret siciline bildirimde bulunmak zorundadır ve ilandan itibaren bir yıl daha iflas yoluyla takip edilebilir (İİK m. 44).
Adi iflas takibi (genel iflas yolu)
- Alacaklı, borçlunun muamele merkezindeki icra dairesine iflas yoluyla takip talebi verir (İİK m. 154).
- Borçluya gönderilen ödeme emrinde, borcu 7 gün içinde ödemesi, itirazı varsa aynı sürede bildirmesi ve konkordato teklif edebileceği yazılır (m. 155).
- Borçlu itiraz etmezse alacaklı asliye ticaret mahkemesinden iflas kararı ister; itiraz ederse itirazın kaldırılmasıyla birlikte iflası ister. İflas isteme hakkı ödeme emrinin tebliğinden itibaren 1 yıl sonra düşer (m. 156).
- Takip ilan edilir; diğer alacaklılar ilandan itibaren 15 gün içinde davaya katılarak iflası gerektiren bir hâl bulunmadığını ileri sürebilir (m. 158).
- Mahkeme borcu yerinde bulursa borçluya, borcu faiz ve masraflarıyla 7 gün içinde ödemesi veya mahkeme veznesine yatırması için depo emri verir. Borçlu ödemezse ilk oturumda iflasına karar verilir.
İflas isteyen alacaklı, ilk alacaklılar toplantısına kadar olan masrafları ve kararın tebliğ giderlerini peşin öder (m. 160). Mahkeme, alacaklının talebi üzerine borçlunun mallarının defterinin tutulması gibi koruma tedbirleri de alabilir (m. 159, 161).
Kambiyo senetlerine özgü iflas yolu
Alacağı çek, bono veya poliçeye dayanan alacaklı, iflasa tabi borçluya karşı kambiyo senetlerine özgü iflas yolunu seçebilir. Bu yolda borçlunun ödeme, itiraz ve şikâyet süresi 5 gündür (İİK m. 171, 172). Borçlu bu sürede ödemez ve itiraz da etmezse alacaklı ticaret mahkemesinden iflas ister; mahkeme 7 günlük depo emri verir. Borçlu süre geçtikten sonra ödediğini resmî bir belgeyle ispat ederse iflas takibi ve davası düşer (m. 173).
Doğrudan iflas hâlleri
Bazı durumlarda önceden takip yapılmadan doğrudan iflas istenebilir (İİK m. 177, 178):
- Borçlunun bilinen bir yerleşim yeri yoksa, taahhütlerinden kurtulmak için kaçmışsa, alacaklıları zarara uğratan hileli işlemler yapmışsa veya haciz sırasında mallarını saklamışsa,
- Borçlu ödemelerini tatil etmişse, yani borçlarını genel olarak ödemeyi durdurmuşsa,
- Konkordato tasdik edilmemiş veya feshedilmişse,
- İlama dayanan bir alacak icra emriyle istendiği hâlde ödenmemişse,
- Borçlu, aciz hâlinde olduğunu bildirerek kendi iflasını istemişse. Bu durumda bütün aktif ve pasifi ile alacaklılarının adlarını ve adreslerini gösteren mal beyanını eklemek zorundadır.
Borca batık şirketler: Çorlu şirket iflası avukatı neye bakar?
TTK m. 376/3’e göre şirketin borca batık olduğu şüphesini uyandıran işaretler varsa yönetim kurulu, aktifleri hem işletmenin devamlılığı esasına hem de muhtemel satış fiyatlarına göre değerleyen bir ara bilanço çıkarır. Aktifler alacaklıların alacaklarını karşılamıyorsa yönetim kurulu durumu şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesine bildirmek ve iflas istemek zorundadır. Bu yükümlülük limited şirket müdürleri için de geçerlidir (TTK m. 634).
İflastan kurtulmanın iki kanuni yolu vardır. Birincisi, açığı karşılayacak tutardaki alacaklıların, alacaklarının diğer bütün alacaklılardan sonra gelmesini yazılı olarak kabul etmesidir (alacaktan sıra sonrasına geçme beyanı). İkincisi, bildirimle birlikte konkordato istenmesidir (TTK m. 377). Borca batıklık beyan ve mahkemece tespit edilirse takip yapılmadan iflasa karar verilir (İİK m. 179).
TTK m. 376’nın ilk iki fıkrası ise erken uyarı sistemidir: sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının yarısı zarar nedeniyle karşılıksız kalırsa genel kurul hemen toplanır; üçte ikisi karşılıksız kalır ve genel kurul sermayenin tamamlanmasına veya üçte birle yetinmeye karar vermezse şirket kendiliğinden sona erer. Sermaye artırımı, ortak borcu ve genel kurul kararlarının şirket hukuku yönünü şirketler hukuku sayfamızda ele alıyoruz.
İflas kararından sonra: masa, tasfiye ve alacak sıraları
İflasın hukuki sonuçları
İflas, mahkeme kararıyla ve kararda gösterilen saatte açılır (İİK m. 165). Çorlu iflas avukatı arayan bir alacaklı için ilk soru genellikle elindeki icra takibinin ne olacağıdır; kararın başlıca etkileri şunlardır:
- Müflisin haczedilebilir bütün malları, iflasın kapanmasına kadar edineceği mallar da dahil olmak üzere iflas masasını oluşturur (m. 184).
- Müflisin masaya ait mallar üzerindeki tasarrufları alacaklılara karşı hükümsüzdür; müflise yapılan ödeme kural olarak borçluyu kurtarmaz (m. 191, 192).
- Haciz yoluyla yapılan takipler durur, iflas kararı kesinleşince düşer. Rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takipler masaya karşı devam eder (m. 193).
- Müflisin taraf olduğu hukuk davaları, acele işler dışında, ikinci alacaklılar toplantısından 10 gün sonrasına kadar durur (m. 194).
- Taşınmaz rehniyle güvence altına alınmış alacaklar dışındaki bütün borçlar muaccel olur; faiz işlemeye devam eder, ancak önce anapara ödenir (m. 195, 196).
İflas kararına karşı 2 hafta içinde istinaf yoluna gidilebilir; ancak kanun yolu başvurusu iflasın ilanını ve masanın oluşturulmasını engellemez (m. 164).
Tasfiye: basit mi, adi mi?
İflas dairesi, kararın tebliğinden itibaren en geç 2 ay içinde tasfiyenin basit veya adi usulle yapılacağına karar verir (İİK m. 208). Malların bedeli tasfiye masraflarını karşılamayacaksa basit tasfiye uygulanır; alacaklılar 20 günden az, 2 aydan çok olmamak üzere belirlenen sürede alacaklarını bildirir ve iflas dairesi işlemleri kendisi yürütür (m. 218).
Adi tasfiyede iflas ilan edilir, alacaklılar ilandan itibaren 1 ay içinde alacaklarını kaydettirmeye ve 10 gün içinde ilk alacaklılar toplantısına çağrılır (m. 219). Masayı üç kişilik iflas idaresi yönetir; 7327 sayılı Kanundan bu yana iflas idare memurları bilirkişilik bölge kurullarının listesinden seçilir ve üyelerden birinin mali müşavir, birinin hukukçu olması zorunludur (m. 223). Tasfiyenin kural olarak 6 ay içinde bitirilmesi gerekir; bitmezse icra mahkemesi süreyi uzatabilir (m. 256). Ticari ve ekonomik bütünlük taşıyan mallar ve işletmeler, daha yüksek bedel getirecekse bir bütün olarak satılır (m. 241).
Çorlu iflas hukuku avukatı ile alacak kaydı ve sıra cetveli
İflas idaresi kayıt süresi bittikten ve seçildikten sonra en geç 2 ay içinde (zorunlu hâlde bir kez 2 ay uzatmayla) alacakları inceler ve sıra cetvelini hazırlar (İİK m. 232). Cetvel ilan edilir; alacağı reddedilen veya istediği sıraya konulmayan alacaklıya ayrıca bildirim yapılır. Kayıt süresini kaçıran alacaklı, iflas kapanana kadar geç kayıt yaptırabilir; ancak masrafları üstlenir ve daha önce yapılmış dağıtımlara katılamaz (m. 236).
Sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren 15 gün içinde iflas kararını veren ticaret mahkemesinde dava açmak zorundadır (İİK m. 235). Kendi alacağı reddedilen veya indirilen alacaklı davayı masaya karşı açar; buna kayıt kabul davası denir. Başka bir alacaklının kabul edilen alacağına veya sırasına itiraz eden ise davayı o alacaklıya karşı açar; buna kayıt terkin davası denir. İtiraz yalnız sıraya ilişkinse şikâyet yoluyla icra mahkemesine gidilir.
İflasta alacakların ödenme sırası
Masa mallarının satış bedelinden önce iflasın açılması ve tasfiyeden doğan masraflar ödenir (İİK m. 248). Sonra alacaklar aşağıdaki sırayla karşılanır; bir sıradaki alacaklar tamamen ödenmeden sonraki sıraya geçilmez, aynı sıradakiler eşit oranda pay alır (m. 206, 207).
| Sıra | Alacaklar | Dayanak |
|---|---|---|
| Rehinli alacaklar | Rehinli malın satış bedeli üzerinden, rehin derecesine göre; aşan kısım varsa masaya kalır, açık kalan kısım ilgili sıraya kaydedilir | İİK m. 206/1 |
| Malın aynından doğan kamu alacağı | Gümrük vergisi, bina ve arazi vergisi gibi belirli mal veya taşınmazdan alınan vergiler; rehinli alacaklardan hemen sonra, o malın bedelinden | İİK m. 206/1; 6183 m. 21 |
| Birinci sıra | İşçilerin iflastan önceki son bir yıl içinde doğan ücret, ihbar ve kıdem tazminatı dahil alacakları ile iflas nedeniyle iş sözleşmesi sona erince doğan ihbar ve kıdem tazminatları; işçi yardım sandıklarına borçlar; son bir yıl içindeki nafaka alacakları | İİK m. 206/4 |
| İkinci sıra | Velayet ve vesayet nedeniyle malları borçlunun yönetimine bırakılan kişilerin alacakları | İİK m. 206/4 |
| Üçüncü sıra | Özel kanunlarında imtiyazlı sayılan alacaklar; vergi ve SGK prim alacakları gibi amme alacakları bu sıradadır | İİK m. 206/4; 6183 m. 21 |
| Dördüncü sıra | İmtiyazı olmayan bütün alacaklar: tedarikçi, banka teminatsız kredisi, hizmet ve kira alacakları | İİK m. 206/4 |
Birinci ve ikinci sıradaki bir yıllık süreler hesaplanırken iflastan önce geçirilen konkordato süresi ve alacak hakkındaki davanın sürdüğü süre hesaba katılmaz. Bu nedenle konkordatosu başarısız olan bir şirkette işçilerin mühlet öncesi alacakları da birinci sırada kalabilir.
Aciz vesikası, iflasın kapanması ve kaldırılması
Paylaştırmada alacağının tamamını alamayan her alacaklıya kalan tutar için aciz vesikası verilir (İİK m. 251). Müflis yeni mal edinmedikçe bu vesikaya dayanarak hakkında yeniden takip yapılamaz. Paralar dağıtıldıktan sonra iflas idaresi son raporunu verir ve mahkeme iflasın kapanmasına karar verir; kapanma kararına karşı 2 hafta içinde istinafa gidilebilir (m. 254).
Borçlu, bütün alacaklıların taleplerini geri aldığını veya bütün alacakların ödendiğini belgelerse ya da iflas içinde yaptığı konkordato tasdik edilirse, mahkeme iflasın kaldırılmasına karar verir (İİK m. 182). Gerçek kişi müflis, masaya kaydedilmiş bütün alacakları ödediğini belgeleyerek iflasa karar veren mahkemeden itibarının yerine gelmesini isteyebilir; hileli veya taksirli iflastan mahkûm olan müflis için ek şartlar aranır (m. 312-316).
İflastan önce yapılmış bağışlama, muvazaalı devir ve olağan dışı ödemeler, iflas idaresinin açacağı tasarrufun iptali davasıyla masaya geri kazandırılabilir (İİK m. 187, 277-284). 7571 sayılı Kanunla Aralık 2025’te yeniden yazılan geriye dönük süre ve karine kuralları icra hukuku sayfamızda anlatıldı.
Yöneticiler ve ortaklar kişisel olarak sorumlu olur mu?
Anonim ve limited şirketin borcundan kural olarak yalnız şirket sorumludur; ortaklar sermaye taahhütlerini ödedikleri sürece şirket alacaklılarına karşı kişisel olarak sorumlu tutulmaz. Kanun bu kurala üç yönden istisna getirir.
Hukuki sorumluluk: TTK m. 553
Yönetim kurulu üyeleri, müdürler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ederlerse şirkete, pay sahiplerine ve şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludur (TTK m. 553; limited şirketler için m. 644). Borca batıklığı mahkemeye zamanında bildirmeme, bu dönemde yeni borç altına girme veya bazı alacaklılara öncelik tanıyarak ödeme yapma, alacaklıların bu hüküm uyarınca tazminat istemesine yol açabilir. İflas hâlinde bu sorumluluk davalarını öncelikle iflas idaresi değerlendirir.
Vergi ve SGK borçlarında sorumluluk
Şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen ya da tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacakları, kanuni temsilcilerin şahsi malvarlığından tahsil edilebilir (6183 m. mükerrer 35). Limited şirket ortakları da bu alacaklardan sermaye payları oranında doğrudan sorumludur ve payını devreden ile devralan, devir öncesine ait borçlardan birlikte sorumlu tutulur (6183 m. 35). SGK prim borçlarında ise yönetim kurulu üyeleri dahil üst düzey yöneticiler ve kanuni temsilciler, işverenle birlikte müteselsilen sorumludur (5510 sayılı Kanun m. 88).
İflas ve konkordatoya ilişkin suçlar
| Fiil | Yaptırım | Dayanak |
|---|---|---|
| Malları kaçırma, gizleme, defterleri yok etme, sahte borç ve bilançoyla hileli iflas | 3 yıldan 8 yıla kadar hapis | TCK m. 161 |
| Tacirden beklenen özeni göstermeyerek iflasa sebep olma (taksirli iflas) | 2 aydan 1 yıla kadar hapis | TCK m. 162 |
| Konkordato mühleti veya tasdik için alacaklıları, komiseri yanıltma ya da projeye kasten uymama | Şikâyet üzerine 6 aydan 1 yıla kadar hapis | İİK m. 334 |
| Şirket yöneticisinin alacaklıları zarara uğratma kastıyla işletme borçlarını ödememesi | Şikâyet üzerine 6 aydan 2 yıla kadar hapis ve adli para cezası | İİK m. 333/a |
| Konkordato talebinden önceki iki yıl içinde veya sonra mal kaçırarak mevcudu azaltma | Şikâyet üzerine 6 aydan 3 yıla kadar hapis ve adli para cezası | İİK m. 331 |
| Oy veya konkordatoya onay karşılığında özel menfaat sağlama veya vaat etme | 6 aydan 2 yıla kadar hapis; menfaati alan alacaklı da aynı ceza | İİK m. 333 |
Hileli ve taksirli iflas suçları iflas kararının verilmiş olmasına bağlıdır. Bu suçlarda soruşturma ve savunma sürecini ceza hukuku sayfamızda genel hatlarıyla anlatıyoruz.
Tekirdağ iflas avukatı arayanlar için görevli mahkeme ve yetki
Konkordato ve iflas davalarında görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir. Yetkili yer, iflasa tabi borçlu için muamele merkezidir, yani şirketin fiilen yönetildiği yer; iflasa tabi olmayan borçlu için yerleşim yeridir (İİK m. 154, 285). Alacaklı ile borçlu iflas takibi için icra dairesini sözleşmeyle seçebilir, ancak iflas davası için yetki sözleşmesi yapılamaz.
Tekirdağ konkordato avukatı neden Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi’ne başvurur?
Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu’nun 7 Temmuz 2021 tarihli ve 608 sayılı kararıyla Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi’nin yargı çevresi Tekirdağ ilinin mülki sınırları olarak belirlendi ve karar 1 Eylül 2021’den itibaren uygulanmaya başladı. Bu nedenle Çorlu, Çerkezköy, Kapaklı, Ergene, Marmaraereğlisi veya Muratlı’da muamele merkezi bulunan bir şirketin konkordato ve iflas davası Tekirdağ’da görülür. 2024-2026 yıllarında Basın İlan Kurumu portalında yayımlanan konkordato ilanlarında da Çorlu Ticaret Sicili’ne kayıtlı şirketlerin dosyalarının Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi’nde yürüdüğü görülüyor.
Bu karardan önce açılan bazı dosyalar Çorlu Adliyesi’nde asliye hukuk mahkemesinin ticaret mahkemesi sıfatıyla baktığı dosyalar olarak sürmüştür. Eski bir iflas veya konkordato dosyasında işlem yapılacaksa dosyanın hangi mahkemede kayıtlı olduğu UYAP’tan kontrol edilir. Mahkeme kararlarına karşı istinaf incelemesini Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi yapar.
Muamele merkezi ve sicil adresi
Muamele merkezi çoğu zaman ticaret sicilindeki adresle aynıdır, ancak her zaman değil. Başvurudan kısa süre önce sicil adresini başka bir ile taşıyan şirkette alacaklılar, gerçek yönetim yerinin Tekirdağ’da kaldığını ileri sürerek yetki itirazında bulunabilir. Borçlu şirket için adres değişikliği yapılacaksa bunun konkordato takvimiyle ilişkisi baştan değerlendirilmelidir.
Konkordato ve iflasta sık yapılan hatalar
Bir Çorlu iflas avukatı ile dosya incelenirken aşağıdaki hataların yapılıp yapılmadığına da bakılır; bunların çoğu sonradan düzeltilemez.
- Nakit sıkıntısı hacizler başladıktan sonra fark edildiğinde başvurunun gecikmesi; varlıklar haczedilip işletme durduktan sonra konkordatonun başarı ihtimali düşer.
- Ön projede tahsili belirsiz alacakların veya gerçekleşmesi şüpheli satışların kesin gelir gibi yazılması; bu kalemler makul güvence raporunda ve komiser incelemesinde sorun çıkarır.
- Mühlet içinde mahkeme izni olmadan taşınmaz devri, rehin verme veya kefil olma; bu işlemler hükümsüzdür ve iflas kararına gerekçe olabilir.
- Vergi ve SGK borçlarının projede indirime tabi tutulması; tasdik bu alacakları bağlamaz.
- Alacaklının alacağını 15 günlük sürede bildirmemesi veya itiraza uğrayan alacağı için 1 aylık dava süresini kaçırması.
- Kefili olan alacaklının, kefile devir teklifinde bulunmadan konkordatoya onay vermesi.
- Borca batıklık belirtilerine rağmen ara bilançonun çıkarılmaması ve mahkemeye bildirimin geciktirilmesi; yöneticiler için kişisel sorumluluk doğurabilir.
- Sıra cetveline itiraz için 15 günlük dava süresinin kaçırılması veya davanın yanlış tarafa, masaya ya da diğer alacaklıya karşı açılması.
Konkordato başvurusu düşünen bir şirket ya da konkordato veya iflas ilanıyla karşılaşan bir alacaklıysanız, dosyanızdaki belgeler ve kalan süreler hakkında bilgi almak için iletişim sayfamızdan büromuzla görüşebilirsiniz. Konkordato ve iflas hükümlerinin güncel metnine Mevzuat Bilgi Sistemi’ndeki İcra ve İflas Kanunu bağlantısından ulaşabilirsiniz.
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amacı taşır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Mevzuat ve yargı uygulaması değişebilir; somut olayınız için bir avukata danışınız.
Sıkça Sorulan Sorular
Konkordato süreci ne kadar sürer?
Kanuni üst sınırlar bellidir. Geçici mühlet 3 aydır ve en çok 2 ay uzatılabilir. Kesin mühlet 1 yıldır; güçlük arz eden durumlarda 6 aya kadar uzatılabilir. Mahkeme bu süre içinde karar veremezse mühletin etkileri en çok 6 ay daha sürebilir. Tasdikten sonraki ödeme süresi kanunda sınırlanmamıştır; borçlunun teklif ettiği ve alacaklıların kabul ettiği projedeki takvime göre işler.
Konkordato ilan eden firmadan alacağımı nasıl alırım?
Komiserin ilanından itibaren 15 gün içinde alacağınızı belgeleriyle komisere bildirin. Alacaklılar toplantısında projeye oy verebilir, tasdik duruşmasına itiraz edebilirsiniz. Alacağınız itiraza uğrarsa tasdik ilanından itibaren 1 ay içinde dava açmanız gerekir. Tasdikten sonra size ödeme yapılmazsa, kendi alacağınız için konkordatonun feshini isteyebilirsiniz. Kefil veya ortak borçlu varsa onlara başvurma hakkınızı da ayrıca değerlendirin.
Türkiye'de kişisel iflas veya tüketici iflası var mı?
Hayır. İflas yoluyla takip yalnız tacirlere ve kanunun iflasa tabi saydığı kişilere karşı yapılabilir (İİK m. 43). Maaşlı çalışan, emekli veya esnaf hakkında iflas kararı verilemez; bu kişilere karşı haciz yoluyla takip yapılır. Ancak kanun konkordatoyu herhangi bir borçluya açık tutar; tacir olmayan borçlu da yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden konkordato isteyebilir.
Şirket iflas ederse ortaklar ve yöneticiler kişisel olarak sorumlu olur mu?
Kural olarak anonim ve limited şirketin borcundan şirket sorumludur. Ancak yöneticiler, borca batıklığı mahkemeye bildirmeme gibi kanuni görevlerini kusurla ihlal ederek alacaklıyı zarara uğratmışsa kişisel tazminat sorumluluğu doğar (TTK m. 553). Vergi ve SGK prim borçlarında ise kanuni temsilciler ve limited şirket ortakları, şirketten tahsil edilemeyen kısım için ayrıca takip edilebilir.
Konkordato icra takiplerini durdurur mu?
Evet. Geçici mühlet kararından itibaren borçluya karşı yeni takip yapılamaz, başlamış takipler durur, ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir kararları uygulanmaz. Bu yasak vergi dairesi ve SGK takiplerini de kapsar. İstisnalar vardır: işçilerin son bir yıllık alacakları gibi birinci sıra imtiyazlı alacaklar için haciz yoluyla takip yapılabilir; rehinli alacaklı takip açabilir ama rehinli malı sattıramaz.
Konkordato talebi reddedilirse şirket iflas eder mi?
Her ret iflasla sonuçlanmaz. Borçlu iflasa tabi ise ve kanunda sayılan hâller varsa, örneğin konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılmış veya borçlu alacaklıları zarara uğratacak işlemler yapmışsa, mahkeme kesin mühleti kaldırarak iflasa resen karar verir. Tasdik reddedildiğinde de doğrudan iflas sebebi varsa iflas kararı verilir. Bu sebepler yoksa yalnız talep reddedilir ve takipler kaldığı yerden devam eder.
Konkordatoda kefilin sorumluluğu devam eder mi?
Evet. Konkordatoya onay vermeyen alacaklı, kefil ve diğer birlikte sorumlu kişilere karşı bütün haklarını korur (İİK m. 303). Onay veren alacaklı ise bu hakkı ancak kefile alacağını ödeme karşılığında devretmeyi teklif etmiş ve toplantının gün ile yerini ona en az on gün önce bildirmişse korur. Bu nedenle kefili olan alacaklı oy vermeden önce bu adımı atmalıdır.
Çorlu'daki bir şirketin konkordato ve iflas davasına hangi mahkeme bakar?
Görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesi, yetkili yer borçlunun muamele merkezidir (İİK m. 154, 285). Hâkimler ve Savcılar Kurulu'nun 608 sayılı kararıyla Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yargı çevresi 1 Eylül 2021'den beri Tekirdağ ilinin tamamıdır. Bu nedenle Çorlu, Çerkezköy veya Ergene merkezli bir şirketin konkordato ve iflas davası Tekirdağ'da görülür; istinaf incelemesini Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi yapar.