Çorlu Boşanma Avukatı
"Anlaşmalı ve çekişmeli boşanma, nafaka, velayet, mal rejimi tasfiyesi, düğün takıları ve aile içi şiddete karşı koruma tedbirleri."
Çorlu boşanma avukatı arayan okurun aklındaki ilk sorular genellikle aynıdır: anlaşarak mı boşanırız, dava ne kadar sürer, çocuklar ve ev ne olur, hangi mahkemeye gidilir. Evliliğiniz en az bir yıl sürdüyse ve eşinizle tüm sonuçlarda uzlaştıysanız anlaşmalı boşanma davası çoğu zaman tek duruşmada sonuçlanır. Uzlaşma yoksa çekişmeli dava açılır ve boşanma sebebini ispat etmeniz gerekir. Çorlu’da oturuyorsanız dava Çorlu Adliyesi’ndeki aile mahkemelerinde görülür. Aşağıda şartları, süreleri, nafaka ve velayet kurallarını ve 2026 itibarıyla değişen hükümleri anlatıyoruz.
Çorlu boşanma avukatı hangi işleri takip eder?
Boşanma, Türk Medeni Kanunu (TMK) m. 161-184 arasında düzenlenir. Boşanmayla birlikte velayet, nafaka, tazminat, mal paylaşımı ve düğün takıları da aynı dosyada ya da ayrı davalarda karara bağlanır. Çorlu boşanma avukatı arayanların büromuza getirdiği başlıca işler şunlardır:
- Anlaşmalı boşanma protokolünün hazırlanması ve davanın açılması
- Çekişmeli boşanma ve ayrılık davaları, karşı dava
- Tedbir, iştirak ve yoksulluk nafakası; nafakanın artırılması, azaltılması veya kaldırılması
- Velayet, velayetin değiştirilmesi ve çocukla kişisel ilişki düzenlemesi
- Mal rejiminin tasfiyesi (katılma alacağı, değer artış payı, katkı payı alacağı)
- Ziynet alacağı, maddi ve manevi tazminat davaları
- 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma ve uzaklaştırma kararı talepleri
- Yabancı mahkeme boşanma kararlarının tanınması ve nüfusa tescili
Çorlu aile avukatının baktığı diğer konular
Çorlu aile avukatı arayan okurların bir kısmı boşanma dışındaki işler için gelir: soybağının reddi ve babalık davası, evlilik sürerken ayrı yaşama hâlinde nafaka ve önlem talepleri (TMK m. 197), aile konutu şerhi, vesayet ve kayyım işleri. Boşanan eşler birbirinin yasal mirasçısı olamaz (TMK m. 181). Dava sürerken eşlerden biri ölürse miras hakları da etkilenir; bu konuyu miras hukuku sayfamızda ayrıca anlattık.
Anlaşmalı boşanma: şartlar ve protokol
Anlaşmalı boşanma, eşlerin boşanma kararı ile boşanmanın malî sonuçları ve çocukların durumu üzerinde uzlaşarak aile mahkemesine başvurmasıdır. Dayanağı TMK m. 166/3’tür. Bu yolda hâkim kusur araştırmaz, tanık dinlemez; tarafların iradesini ve protokolü denetler.
Anlaşmalı boşanmanın şartları
- Evlilik en az bir yıl sürmüş olmalıdır. Süre, nikâh tarihinden dava tarihine kadar hesaplanır.
- Eşler mahkemeye birlikte başvurmalı ya da biri diğerinin açtığı davayı kabul etmelidir.
- Hâkim iki eşi de duruşmada bizzat dinlemeli ve iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmelidir. Avukatınız olsa da duruşmaya kendiniz katılırsınız.
- Hâkim, boşanmanın malî sonuçları ve çocuklarla ilgili düzenlemeyi uygun bulmalıdır.
Hâkim tarafların ve çocukların menfaatini gözeterek protokolde değişiklik yapabilir. Taraflar bu değişikliği kabul ederse boşanmaya hükmedilir; kabul etmezlerse dava anlaşmalı olarak sonuçlanmaz.
Anlaşmalı boşanma protokolünde neler yer almalı?
Protokolde boş bırakılan bir konu, boşanmadan sonra ayrı bir davanın konusu olabilir. Bir Çorlu anlaşmalı boşanma avukatı ile hazırlanan protokolde en az şu başlıkların tek tek netleştirilmesi gerekir:
- Velayetin kime bırakıldığı, diğer ebeveynin çocukla görüşme günleri, saatleri, bayram ve yaz tatili düzeni
- İştirak nafakasının miktarı, ödeme günü ve her yıl nasıl artırılacağı (ör. TÜFE oranında)
- Eşlerden biri için yoksulluk nafakası isteniyorsa miktarı veya bu haktan vazgeçildiği
- Maddi ve manevi tazminat talep edilip edilmediği
- Taşınmaz, araç, banka hesabı, kredi ve borçların nasıl paylaşılacağı
- Düğün takılarının kimde kaldığı
- Yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretinin kimin üzerinde kalacağı
“Karşılıklı olarak başka bir talebimiz yoktur” gibi genel bir cümle, mal rejimi alacağından açıkça vazgeçildiği anlamına gelmeyebilir. Mal paylaşımı ve takılar konusundaki irade ayrıca ve net yazılmalıdır.
Çorlu anlaşmalı boşanma avukatı ile süreç adım adım
- Eşlerin anlaştığı konular yazılı hâle getirilir, protokol taslağı hazırlanır ve iki tarafça imzalanır.
- Dava dilekçesi protokolle birlikte Çorlu Adliyesi’nde aile mahkemesine sunulur; harç ve gider avansı yatırılır.
- Mahkeme duruşma günü verir. Duruşmada hâkim eşleri tek tek dinler ve protokolü okur.
- Hâkim protokolü uygun bulursa boşanma kararını verir.
- Gerekçeli karar taraflara tebliğ edilir. İstinaf süresi tebliğden itibaren iki haftadır. Taraflar kanun yoluna başvurmayacaklarını bildirirse karar daha erken kesinleşir.
- Kesinleşen karar nüfus müdürlüğüne bildirilir ve kayıtlara işlenir.
Duruşma gününün ne zaman verileceği mahkemenin iş yüküne bağlıdır. Bu yüzden toplam süre için rakam vermiyoruz; ancak anlaşmalı dava çekişmeli davaya göre belirgin biçimde kısadır.
Çekişmeli boşanma sebepleri ve hak düşürücü süreler
Eşlerden biri boşanmak istemiyorsa veya sonuçlarda uzlaşılamıyorsa dava çekişmeli olarak görülür. Davacı, kanunda sayılan sebeplerden birini ispat etmek zorundadır. Bazı sebeplerde dava açmak için kanunun öngördüğü süreler vardır; bu süreler hak düşürücü niteliktedir, yani kaçırılırsa o sebebe dayanarak dava açma hakkı ortadan kalkar.
Özel boşanma sebepleri tablosu
| Sebep | Kanun maddesi | Dava açma süresi | Not |
|---|---|---|---|
| Zina | TMK m. 161 | Öğrenmeden itibaren 6 ay, her hâlde olaydan itibaren 5 yıl | Affeden eşin dava hakkı yoktur |
| Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış | TMK m. 162 | Öğrenmeden itibaren 6 ay, her hâlde 5 yıl | Affeden eşin dava hakkı yoktur |
| Küçük düşürücü suç, haysiyetsiz hayat | TMK m. 163 | Her zaman | Birlikte yaşamanın beklenemeyeceği ispatlanmalı |
| Terk | TMK m. 164 | Ayrılık en az 6 ay sürmeli; ihtar 4. aydan sonra istenir; ihtardan sonra 2 ay beklenir | İhtar hâkim veya noter aracılığıyla yapılır |
| Akıl hastalığı | TMK m. 165 | Süre yok | Hastalığın geçmeyeceği resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilmeli |
| Evlilik birliğinin temelinden sarsılması | TMK m. 166/1-2 | Süre yok | En sık başvurulan genel sebep |
Zina ve hayata kast gibi sebeplerde süre çok kısadır. Olayı öğrendiğiniz tarihi ve elinizdeki delilleri not etmeniz, sürenin hesabında belirleyici olur.
Evlilik birliğinin temelinden sarsılması
Uygulamada çekişmeli davaların büyük kısmı TMK m. 166/1’e dayanır. Hakaret, ilgisizlik, ekonomik şiddet, sadakatsizlik, eşin ailesinin evliliğe sürekli müdahalesine sessiz kalınması gibi olaylar bu kapsamda değerlendirilir. Mahkeme, ortak hayatın sürdürülmesinin beklenemeyecek derecede sarsılıp sarsılmadığına ve tarafların kusur oranına bakar. Kusur oranı nafaka ve tazminat taleplerini doğrudan etkilediği için dilekçede olayların tarih ve tanıkla birlikte anlatılması gerekir.
Reddedilen davadan sonra bir yıl: fiili ayrılık
TMK m. 166/4, 14 Kasım 2024 tarihli 7532 sayılı Kanunla değişti. Bugünkü hâliyle, herhangi bir sebeple açılan boşanma davası reddedilir ve bu ret kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıl geçtiği hâlde ortak hayat yeniden kurulamamışsa, eşlerden birinin talebiyle boşanmaya karar verilir. Eski metinde bu süre üç yıldı. Bu yolda kusur tartışılmaz; yeterli olan, ret kararı ve ortak hayatın kurulmadığı olgusudur.
Ayrılık kararı
Boşanma davası açma hakkı olan eş, boşanma yerine ayrılık da isteyebilir (TMK m. 167). Hâkim, dava boşanmaya ilişkin olsa bile ortak hayatın yeniden kurulma olasılığı görürse bir yıldan üç yıla kadar ayrılığa karar verebilir. Süre bittiğinde ortak hayat kurulmamışsa eşlerden her biri boşanma davası açabilir.
Çekişmeli boşanma davası nasıl ilerler?
Çekişmeli boşanma davası Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na (HMK) göre yürür; TMK m. 184 ise boşanmaya özgü bazı kurallar koyar. Örneğin tarafların boşanma sebebine ilişkin ikrarı hâkimi bağlamaz ve taraflardan birinin talebiyle duruşma gizli yapılabilir.
- Dava dilekçesi verilir; boşanma sebebi, kusur iddiaları, deliller ve tanıklar gösterilir. Nafaka, velayet, tazminat ve gerekiyorsa mal rejimi talepleri burada açıkça yazılır.
- Davalı eş cevap dilekçesi verir; isterse karşı dava açar. Dilekçeler karşılıklı tamamlanır.
- Ön inceleme duruşmasında uyuşmazlık konuları belirlenir ve tarafların sulhe teşvik edilmesi denenir.
- Tahkikat aşamasında tanıklar dinlenir, yazışmalar ve kayıtlar incelenir. Çocuk varsa mahkeme bünyesindeki psikolog, pedagog veya sosyal çalışmacıdan sosyal inceleme raporu alınır.
- Mahkeme hükmü kurar: boşanma, kusur durumu, velayet, nafaka ve tazminat aynı kararda yer alır.
- Karara karşı Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi’ne istinaf, ardından Yargıtay’a temyiz yolu açıktır.
Dava açılır açılmaz hâkim, dava süresince gerekli olan geçici önlemleri kendiliğinden alır (TMK m. 169). Tedbir nafakası, çocuğun dava süresince kimde kalacağı, geçici kişisel ilişki ve ortak konuttan kimin yararlanacağı bu önlemlerdendir. Dava açarken bu taleplerin gerekçesiyle birlikte yazılması, ilk ara kararın hızlı çıkmasına yardım eder.
Çekişmeli davanın süresi tebligatlara, tanık sayısına, sosyal inceleme raporunun gelme süresine, karşı dava olup olmadığına ve kanun yollarına gidilip gidilmediğine göre değişir. Dava devam ederken taraflar anlaşırsa dosya anlaşmalı boşanmaya dönüştürülebilir.
Anlaşmalı ve çekişmeli boşanma karşılaştırması
| Konu | Anlaşmalı boşanma | Çekişmeli boşanma |
|---|---|---|
| Yasal dayanak | TMK m. 166/3 | TMK m. 161-166/1-2, 166/4 |
| Asgari evlilik süresi | 1 yıl | Yok |
| Eşin rızası | Gerekli | Gerekli değil |
| Kusur araştırması | Yapılmaz | Yapılır; nafaka ve tazminatı etkiler |
| Tanık ve delil | Gerekmez | Zorunlu; ispat yükü davacıda |
| Duruşmaya bizzat katılım | İki eş de katılmalı | Avukat temsil edebilir; hâkim isticvap (tarafı bizzat sorgulama) için sizi çağırabilir |
| Duruşma sayısı | Çoğunlukla bir | Birden çok |
| Velayet, nafaka, mal | Protokolle taraflar belirler, hâkim denetler | Mahkeme delillere göre karar verir |
| Kanun yolu | Pratikte nadir; feragatle erken kesinleşebilir | İstinaf ve temyiz sık |
Nafaka türleri ve süresiz nafaka meselesi
Boşanma dosyalarında üç nafaka türü vardır. Her birinin talep edeni, başlangıcı ve sona ermesi farklıdır.
Nafaka türleri tablosu
| Nafaka türü | Dayanak | Kim ister? | Ne zaman başlar? | Ne zaman biter? |
|---|---|---|---|---|
| Tedbir nafakası | TMK m. 169, 197; 6284 m. 5/4 | Geçimini sağlayamayan eş ve çocuklar adına velayeti kullanan eş | Dava açılınca veya ayrı yaşama talebiyle; hâkim kendiliğinden de karar verebilir | Boşanma kararının kesinleşmesiyle; yerini yoksulluk ve iştirak nafakasına bırakır |
| İştirak nafakası | TMK m. 182, 327-330 | Velayeti alan ebeveyn, çocuk adına | Boşanma kararının kesinleşmesiyle | Çocuğun ergin olmasıyla (öğrenimi süren ergin çocuk ayrıca destek isteyebilir, m. 328/2) |
| Yoksulluk nafakası | TMK m. 175 | Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek ve kusuru daha ağır olmayan eş | Boşanma kararının kesinleşmesiyle | Yeniden evlenme veya ölümle kendiliğinden; fiilen evli gibi yaşama, yoksulluğun kalkması veya haysiyetsiz hayat hâlinde mahkeme kararıyla |
Yoksulluk nafakasında nafaka ödeyecek eşin kusuru aranmaz; talep eden eşin kusurunun daha ağır olmaması yeterlidir. Nafaka miktarı, talep edenin ihtiyacı ile ödeyecek kişinin malî gücüne göre belirlenir.
Süresiz nafaka: AYM iptali ve 30 Haziran 2027
Anayasa Mahkemesi, TMK m. 175’teki “süresiz olarak” ibaresini 4 Haziran 2026 tarihli ve E. 2025/156, K. 2026/131 sayılı kararıyla iptal etti. Karar 30 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı; iptal hükmü dokuz ay sonra, 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecek. Bu tarihe kadar mahkemeler yoksulluk nafakasına mevcut hükme göre karar verir.
Yoksulluk nafakası kanunda kalıyor; iptal edilen, nafakanın süresiz bağlanacağını söyleyen ibare. Nafakanın ne kadar süreyle bağlanacağı ve önceden bağlanmış nafakaların nasıl etkileneceği, Meclis’in bu tarihe kadar yapması beklenen düzenlemeye bağlı.
Nafaka artırımı, azaltımı ve ödenmemesi
Tarafların malî durumu değişirse ya da hakkaniyet gerektirirse nafakanın artırılması veya azaltılması istenebilir (TMK m. 176/4, 331). Boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir (TMK m. 177). Ödenmeyen nafaka için ilamlı icra takibi yapılır; nafaka kararına uymayan borçlu hakkında İcra ve İflas Kanunu m. 344’e göre tazyik hapsi istenebilir. Takip süreci için icra hukuku sayfamıza bakabilirsiniz.
Çorlu velayet avukatı: velayet ve çocukla kişisel ilişki
Evlilik devam ederken velayeti anne ve baba birlikte kullanır. Çorlu velayet avukatı arayan anne ve babaların soruları üç noktada toplanır: velayetin kime verileceği, görüşme düzeninin nasıl kurulacağı ve karara uyulmadığında ne yapılacağı. Boşanmada velayet, çocuğun bırakıldığı tarafa aittir (TMK m. 336). Mahkeme, mümkün olduğunca anne ve babayı dinledikten sonra velayeti ve diğer ebeveynin çocukla kişisel ilişkisini düzenler (TMK m. 182).
Velayet kararında mahkemenin ölçütleri
Tek ölçüt çocuğun üstün yararıdır. Mahkeme şu konulara bakar:
- Sosyal inceleme raporunda ebeveynlerin ev ortamı ve çocukla ilişkisi
- Çocuğun yaşı, sağlığı, okulu ve alıştığı çevre
- Ebeveynlerin çocuğa fiilen kimin baktığı, çalışma düzeni ve destek ağı
- İdrak çağındaki çocuğun kendi görüşü
- Şiddet, bağımlılık veya ihmal gibi çocuğu tehlikeye sokan durumlar
Ebeveynin malî gücü tek başına belirleyici değildir; velayeti almayan taraf iştirak nafakasıyla çocuğun giderlerine katılır.
Ortak velayet mümkün mü?
TMK’da boşanma sonrası ortak velayeti açıkça düzenleyen bir hüküm yoktur. Bununla birlikte Yargıtay uygulamasında, iki ebeveynin birlikte talep etmesi ve bunun çocuğun yararına uygun bulunması hâlinde ortak velayete karar verilebildiği kabul edilmektedir. Bu yol çoğunlukla anlaşmalı boşanma protokollerinde gündeme gelir ve ebeveynler arasında iletişimin sürmesini gerektirir.
Kişisel ilişki ve çocuk teslimi
7343 sayılı Kanunla 2021’de iki değişiklik yapıldı. Birincisi, mahkeme artık kararında kişisel ilişki düzenlemesine uyulmazsa velayetin değiştirilebileceğini taraflara ihtar ediyor (TMK m. 182/2, 324/3). İkincisi, çocuk teslimi ve kişisel ilişki kararlarının yerine getirilmesi icra dairelerinden alındı; bu işlemler artık adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlükleri tarafından, uzman eşliğinde ve çocuk görüşme alanlarında yürütülüyor. Adalet Bakanlığı’nın duyurularına göre Çorlu Adliyesi bu uygulamanın başladığı adliyeler arasındadır ve masraflar Devlet tarafından karşılanır.
Koşullar değiştiğinde, örneğin velayet sahibi ebeveyn çocuğu ihmal ederse ya da şehir değiştirip görüşmeleri fiilen imkânsız kılarsa, velayetin değiştirilmesi davası açılabilir (TMK m. 183).
Mal paylaşımı: edinilmiş mallara katılma rejimi
Eşler bir mal rejimi sözleşmesi yapmadıysa aralarında yasal rejim olan edinilmiş mallara katılma uygulanır (TMK m. 202). Halk arasında “mal paylaşımı” denen işlem, hukuken mal rejiminin tasfiyesidir ve aile mahkemesinde görülür.
Edinilmiş mal ve kişisel mal ayrımı
Edinilmiş mal, eşin evlilik süresince karşılığını vererek elde ettiği değerlerdir: maaş ve kazançla alınan ev, araç, birikim, emeklilik ödemeleri ve kişisel malların gelirleri bu gruptadır (TMK m. 219). Evlenmeden önce sahip olunan mallar, evlilikte miras veya bağış yoluyla gelen mallar, kişisel kullanım eşyası ve manevi tazminat alacakları ise kişisel maldır (TMK m. 220).
Rejim, boşanma davasının açıldığı tarihte sona erer (TMK m. 225/2). Hangi malların edinilmiş mal sayılacağı bu tarihe göre belirlenir; malların değeri ise tasfiye anına, yani karara en yakın tarihe göre hesaplanır (TMK m. 235). Dava tarihinden sonra alınan bir mal tasfiyeye girmez.
1 Ocak 2002 öncesi evlilikler
Yasal rejim, TMK’nın yürürlüğe girdiği 1 Ocak 2002’den itibaren uygulanır (4722 sayılı Kanun m. 10). Bu tarihten önce evlenen eşler için evliliğin 2002 öncesi dönemine eski Medeni Kanun’daki mal ayrılığı rejimi uygulanır. Uzun süreli evliliklerde bu nedenle iki dönem ayrı ayrı hesaplanır: 2002 öncesi için katkı payı alacağı, sonrası için katılma alacağı.
Katılma alacağı, değer artış payı ve katkı payı
- Katılma alacağı: Her eş, diğer eşin edinilmiş mallarından borçlar düşüldükten sonra kalan artık değerin yarısı üzerinde hak sahibidir (TMK m. 236). Zina veya hayata kast nedeniyle boşanmada hâkim, kusurlu eşin payını hakkaniyete uygun olarak azaltabilir veya kaldırabilir.
- Değer artış payı: Bir eş, diğerine ait bir malın edinilmesine veya iyileştirilmesine karşılıksız katkıda bulunduysa, o malda ortaya çıkan değer artışından katkısı oranında pay alır (TMK m. 227).
- Katkı payı alacağı: 2002 öncesi dönemde, diğer eş adına alınan mala yapılan parasal katkının karşılığıdır.
Evlilikte alınan her mal otomatik olarak yarı yarıya bölünmez; hesap mal bazında yapılır. Örneğin kredisi evlilik içinde ödenen ama evlilikten önce alınmış bir evde, ödenen taksitler ayrıca hesaplanır.
Aile konutu şerhi
Ailenin oturduğu ev eşlerden yalnız birinin adına kayıtlıysa, malik olmayan eş tapu müdürlüğünden aile konutu şerhi konulmasını isteyebilir (TMK m. 194). Şerh varken malik eş, diğer eşin açık rızası olmadan evi satamaz veya üzerinde ipotek kuramaz. Boşanma sürecinde evin elden çıkarılması endişesi varsa bu şerh ve mahkemeden istenecek ihtiyati tedbir ilk adımlardandır. Tapu kayıtları ve devirlere ilişkin ayrıntılar için gayrimenkul hukuku sayfamıza bakabilirsiniz.
Mal rejimi davası ne zaman açılır?
Mal rejiminin tasfiyesi davası boşanma davasıyla birlikte, dava sürerken veya boşanmadan sonra açılabilir. Mahkeme genellikle boşanma kararının kesinleşmesini bekler. Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre zamanaşımı, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren on yıldır. Bu süre, TMK m. 178’deki bir yıllık süreden farklıdır.
Davada malların değeri bilirkişi incelemesiyle belirlendiği için alacak miktarı dava açılırken çoğu zaman tam bilinmez. 31 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanun belirsiz alacak davasını (HMK m. 107) kaldırdı. Bu tarihten sonra açılan davalarda alacağın bir kısmı kısmi dava olarak istenir ve HMK m. 109/4’e göre talep, tahkikat bitinceye kadar bir defaya mahsus artırılabilir.
Düğün takıları (ziynet alacağı) kime kalır?
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi uzun süre düğünde takılan altın ve ziynetleri kural olarak kadına ait sayıyordu. Daire 2024 yılında içtihadını değiştirdi ve şu sırayı benimsedi:
- Eşler arasında takıların kime ait olacağına dair bir anlaşma varsa ona bakılır.
- Anlaşma yoksa düğünün yapıldığı yörenin örf ve âdeti araştırılır.
- İkisi de yoksa takılan veya verilen her şey kime takıldıysa ona aittir. Kadına özgü bilezik, kolye, küpe gibi ziynetler kadının; damada takılan altın, para ve saat erkeğin sayılır.
Ziynet alacağı davasında takıların diğer eş tarafından alındığını veya bozdurulduğunu iddia eden taraf bunu ispatla yükümlüdür. Takıların bozdurulup ev veya araç alımında kullanıldığına dair banka kayıtları, mesajlar ve tanıklar bu yüzden belirleyicidir. Ziynet talebi boşanma davasıyla birlikte ya da ayrı bir davayla ileri sürülebilir.
Boşanmada maddi ve manevi tazminat
Boşanma yüzünden mevcut veya beklenen menfaatleri zedelenen kusursuz ya da daha az kusurlu eş, kusurlu taraftan maddi tazminat isteyebilir. Boşanmaya yol açan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan eş ise manevi tazminat talep edebilir (TMK m. 174). Şiddet, aldatma ve ağır hakaret, manevi tazminatın en sık dayanağıdır.
Maddi tazminat toptan veya irat biçiminde (aylık ödeme) bağlanabilir; manevi tazminat irat olarak ödenemez (TMK m. 176). Tazminat ve yoksulluk nafakası talepleri boşanma davasında ileri sürülmediyse, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde ayrı dava açılmalıdır (TMK m. 178). Bu süre geçtikten sonra açılan dava, karşı taraf zamanaşımı itirazında bulunursa reddedilir.
Aile içi şiddet: 6284 sayılı Kanun ve acil başvuru
Eşinizden ya da evdeki bir yakınınızdan şiddet görüyor veya şiddet tehdidi altındaysanız, boşanma davası açmanızı beklemeden koruma isteyebilirsiniz. Dayanak, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’dur.
Acil durumda ilk adımlar:
- Hayati tehlike varsa 112’yi arayın. Telefonunuzda Emniyet’in KADES uygulaması varsa onu da kullanabilirsiniz.
- En yakın polis merkezine, jandarmaya veya Cumhuriyet Başsavcılığı’na gidin. Tedbir kararı kolluktan, kaymakamlık veya valilikten ya da aile mahkemesi hâkiminden istenebilir (m. 8/1).
- Darp varsa sağlık kuruluşundan rapor alın; mesaj ve ses kayıtlarını saklayın. Ancak koruyucu tedbir için şiddetin delil veya belgeyle ispatı aranmaz (m. 8/3).
- Barınma, danışmanlık ve geçici maddi destek için ALO 183 hattına ve Tekirdağ Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi’ne (ŞÖNİM) başvurabilirsiniz.
Hâkim, şiddet uygulayan hakkında şu tedbirlere karar verebilir: ortak konuttan derhâl uzaklaştırma ve konutun korunan kişiye tahsisi, korunan kişiye, evine, okuluna ve işyerine yaklaşmama, iletişim araçlarıyla rahatsız etmeme, silahların teslimi ve çocuklarla kişisel ilişkinin sınırlandırılması (m. 5). Gecikmesinde sakınca olan hâllerde bu tedbirlerin bir kısmını kolluk amiri de alabilir. Tedbir ilk seferde en çok altı ay için verilir ve gerekirse uzatılır. Hâkim, şiddet uygulayan ailenin geçimini sağlıyorsa talep edilmese bile tedbir nafakasına hükmedebilir (m. 5/4).
Tedbir kararına uymayan kişi hakkında hâkim kararıyla üç günden on güne kadar, her tekrarda on beş günden otuz güne kadar zorlama hapsi uygulanır (m. 13). Şiddet aynı zamanda suç oluşturuyorsa ayrıca şikâyet ve ceza soruşturması süreci işler; bu konuda ceza hukuku sayfamıza bakabilirsiniz. Aile içi şiddet iddiası içeren uyuşmazlıklar arabuluculuğa elverişli değildir (6325 sayılı Kanun m. 1/2).
Çorlu’da boşanma davası hangi mahkemede açılır?
Boşanma ve ayrılık davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya eşlerin davadan önce son altı aydır birlikte oturdukları yer mahkemesidir (TMK m. 168). Eşiniz başka bir şehre taşınmış olsa bile siz Çorlu’da oturuyorsanız davayı Çorlu’da açabilirsiniz. Görevli mahkeme aile mahkemesidir; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde bu davalara asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar.
Çorlu Adliyesi’ndeki aile mahkemeleri
Çorlu Adliyesi’nde üç aile mahkemesi bulunur; Çorlu’da açılan boşanma, velayet ve nafaka davaları bu mahkemelerde görülür. Dava, adliyedeki hukuk tevzi bürosu üzerinden bu mahkemelerden birine dağıtılır; dava açan kişi mahkemeyi seçemez. Aile mahkemelerinde görev yapan psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacılar velayet dosyalarında sosyal inceleme raporlarını hazırlar. Adliyedeki adli yardım bürosu, avukatlık ücretini karşılayamayan kişilerin başvurabileceği birimdir.
Tekirdağ boşanma avukatı arayanlar için: istinaf ve çevre ilçeler
Çorlu aile mahkemelerinin kararlarına karşı istinaf incelemesini Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi yapar; temyiz merci Yargıtay’dır. Tekirdağ boşanma avukatı arayanların sık sorduğu yetki sorusunun cevabı da TMK m. 168’dedir: eşlerden biri Tekirdağ merkezde, diğeri Çorlu’da oturuyorsa davacı iki yerden birini seçebilir. Çerkezköy’ün kendi adliyesi vardır; orada oturan eş davayı Çerkezköy’de de açabilir.
Boşanmada arabuluculuk zorunlu mu?
Hayır. İş ve ticari uyuşmazlıkların aksine boşanma, nafaka ve velayet davalarında dava açmadan önce arabulucuya gitmek zorunlu değildir. 31 Temmuz 2026’da yayımlanan 7589 sayılı Kanun da boşanma davalarının usulünde bu yönde bir değişiklik getirmedi. Eşler isterse mal paylaşımı gibi üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri konularda gönüllü arabulucuya başvurabilir; ancak boşanma kararını yalnızca mahkeme verir.
Boşanmadan sonra: soyadı, bekleme süresi, yurt dışı kararları
Kadının soyadı
Boşanan kadın evlenmeden önceki soyadını yeniden alır. Kocasının soyadını kullanmakta menfaati olduğunu ve bunun kocaya zarar vermeyeceğini ispatlarsa hâkim bu soyadını taşımasına izin verir (TMK m. 173). Evlilikte kadının kocasının soyadını almasını öngören TMK m. 187, Anayasa Mahkemesi’nin E. 2022/155, K. 2023/38 sayılı kararıyla iptal edildi ve iptal 28 Ocak 2024’te yürürlüğe girdi. Yerine yeni bir kanun hükmü henüz çıkmadı; evlilikte yalnız kendi soyadını kullanmak isteyen kadınlar uygulamada dava yoluna başvuruyor.
Kadın için 300 günlük bekleme süresi
Evliliği sona eren kadın, sona erme tarihinden itibaren 300 gün geçmeden yeniden evlenemez; doğum yaparsa süre biter (TMK m. 132). Kadının önceki evliliğinden gebe olmadığı anlaşılırsa veya eski eşler birbiriyle yeniden evlenmek isterse mahkeme bu süreyi kaldırır. Uygulamada süre, gebe olmadığını gösteren doktor raporuyla aile mahkemesine yapılan başvuruyla kaldırılır. Hüküm yürürlüktedir; Anayasa Mahkemesi kendisine yapılan iptal başvurusunu reddetti.
Yurt dışında verilen boşanma kararı
Yabancı ülkede boşanan Türk vatandaşlarının kararı Türkiye’de kendiliğinden nüfusa işlenmez. Eski eşler birlikte nüfus müdürlüğüne veya yurt dışındaki temsilciliğe başvurursa karar, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m. 27/A uyarınca idari yoldan tescil edilebilir. Birlikte başvuru mümkün değilse aile mahkemesinde, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’a göre tanıma davası açılır. Tanınmayan bir boşanma kararıyla Türkiye’de yeniden evlenmek mümkün değildir.
Gerekli belgeler, masraflar ve sık yapılan hatalar
Boşanma davası için hazırlanacak belgeler
Çorlu boşanma avukatı ile ilk görüşmeye bu belgelerle gelmeniz, dosyanın ilk görüşmede değerlendirilmesini kolaylaştırır.
- Kimlik kartı; adres ve nüfus bilgileri mahkemece sistemden alınır
- Anlaşmalı boşanmada iki tarafça imzalanmış protokol
- Çekişmeli boşanmada olayları gösteren mesajlar, e-postalar, fotoğraflar, darp raporu, varsa karakol ve savcılık evrakı
- Tanıkların ad, soyad ve adresleri
- Nafaka için iki tarafın gelirini ve giderlerini gösteren belgeler: maaş bordrosu, kira sözleşmesi, okul ve sağlık giderleri
- Mal paylaşımı talebi varsa tapu, araç ruhsatı, banka hesap ve kredi kayıtları
Masraf kalemleri
Dava açılırken başvurma harcı, peşin karar harcı ve tebligat, tanık ve bilirkişi giderlerini karşılamak için gider avansı yatırılır. Mal rejimi ve tazminat gibi parasal taleplerde, istenen miktar üzerinden nispi harç ödenir. Avukatlık ücreti büroyla yapılan sözleşmeyle belirlenir ve Türkiye Barolar Birliği’nin yayımladığı asgari ücret tarifesinin altında olamaz. Masrafları karşılayamayan kişi HMK m. 334 uyarınca adli yardım talep edebilir.
Çorlu aile hukuku avukatı ile çalışmak zorunlu mu?
Hayır, boşanma davasını kendiniz de açabilir ve takip edebilirsiniz. Bir Çorlu aile hukuku avukatının işi, aşağıdaki hataları önlemek ve dosyayı mahkemeye eksiksiz sunmaktır. Hak düşürücü sürenin kaçırılması, protokolün eksik yazılması veya delilin hukuka aykırı toplanması sonradan düzeltilemez. Dosyanızla ilgili bilgi almak için iletişim sayfamızdan büromuza ulaşabilir, avukatımızın eğitim ve staj geçmişini hakkımızda sayfasında görebilirsiniz.
Sık yapılan hatalar
- Zina veya şiddeti öğrendikten sonra altı ay beklemek. Bu sebeplere dayanarak dava açma hakkı düşer; olay ancak genel sebep (m. 166/1) kapsamında ileri sürülebilir.
- Olaydan sonra eşi açıkça affetmek. Affeden eşin zina ve hayata kast sebebiyle dava hakkı yoktur.
- Eşin telefonuna izinsiz girip mesaj toplamak. Hukuka aykırı elde edilen deliller mahkemece dikkate alınmaz (HMK m. 189/2) ve ayrıca suç oluşturabilir.
- Protokolde mal paylaşımını ve takıları belirsiz bırakmak.
- Boşanmadan sonra tazminat ve nafaka için bir yıllık süreyi kaçırmak.
- Dava sürerken evin veya aracın satılmasını önlemek için tedbir ve şerh talebinde gecikmek.
- Kişisel ilişki kararına uymamak. Kararda yapılan ihtar nedeniyle bu durum velayetin değiştirilmesine yol açabilir.
Boşanmaya ilişkin hükümlerin tam metnine Türk Medeni Kanunu üzerinden ulaşabilirsiniz. Diğer çalışma alanlarımızı faaliyet alanları sayfasında bulabilirsiniz.
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amacı taşır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Mevzuat ve yargı uygulaması değişebilir; somut olayınız için bir avukata danışınız.
Sıkça Sorulan Sorular
Anlaşmalı boşanma tek duruşmada biter mi?
Çoğu dosyada evet. Evlilik en az bir yıl sürmüşse, iki eş duruşmaya bizzat gelir, protokolü onayladıklarını hâkimin önünde söyler ve hâkim protokolü uygun bulursa boşanma kararı aynı duruşmada verilir. Hâkim protokolde değişiklik isterse ve taraflardan biri bunu kabul etmezse dosya çekişmeli davaya dönüşebilir. Kararın kesinleşmesi için tebliğ ve istinaf süresinin geçmesi ya da tarafların kanun yoluna gitmeyeceklerini bildirmesi gerekir.
Eşim boşanmak istemiyorsa boşanabilir miyim?
Evet. Eşin rızası boşanmanın şartı değildir; anlaşma olmayan durumda çekişmeli boşanma davası açılır. Davacı, kanunda sayılan özel bir sebebi (zina, hayata kast, terk gibi) veya evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını ispat etmek zorundadır. Davacının kusuru daha ağırsa davalı eş davaya itiraz edebilir; ancak bu itiraz hakkın kötüye kullanılması niteliğindeyse mahkeme yine boşanmaya karar verebilir.
Süresiz nafaka kalktı mı?
Henüz değil. Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu m. 175'teki 'süresiz olarak' ibaresini 4 Haziran 2026 tarihli kararıyla iptal etti. Karar 30 Eylül 2026'da Resmî Gazete'de yayımlandı ve iptal 30 Haziran 2027'de yürürlüğe girecek. O tarihe kadar mahkemeler yoksulluk nafakasına mevcut hükme göre karar veriyor. Sürenin nasıl belirleneceği ve mevcut nafakaların durumu, Meclis'in yapacağı yeni düzenlemeye bağlı.
Anlaşmalı boşanma davası avukatsız açılabilir mi?
Kanunen açılabilir; avukat tutmak zorunlu değildir. Uygulamadaki risk, protokolün eksik veya belirsiz yazılmasıdır. Velayet, kişisel ilişki günleri, iştirak nafakasının artış esası, mal paylaşımı ve düğün takıları açıkça yazılmazsa boşanmadan sonra bu konularda yeni davalar açılabilir. 'Karşılıklı başka talebimiz yoktur' ifadesinin hangi hakları kapsadığı da sonradan tartışma konusu olabilir.
Çekişmeli boşanma davası ne kadar sürer?
Kesin bir süre vermek doğru olmaz. Süreyi belirleyen başlıca etkenler tebligatların zamanında yapılması, dinlenecek tanık sayısı, sosyal inceleme raporunun ne zaman geldiği, karşı davanın ve mal rejimi talebinin olup olmadığı ve kararın istinaf ile Yargıtay'a taşınıp taşınmadığıdır. Taraflar dava sürerken anlaşırsa çekişmeli dava anlaşmalı boşanmaya dönüştürülebilir ve dosya o duruşmada sonuçlanabilir.
Düğünde takılan altınlar boşanınca kime kalır?
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024 yılında bu konudaki içtihadını değiştirdi. Önce eşler arasında bir anlaşma olup olmadığına, yoksa yörenin örf ve âdetine bakılır. İkisi de yoksa takı ve hediyeler kime takıldıysa ona ait sayılır: kadına özgü bilezik, kolye gibi ziynetler kadının, damada takılan altın, para ve saat erkeğin kabul edilir. Takıların diğer eşte kaldığını iddia eden taraf bunu ispat etmelidir.
Yurt dışında boşandım, Türkiye'de de boşanmış sayılır mıyım?
Yabancı mahkeme kararı Türkiye'de kendiliğinden işlenmez. Eski eşler birlikte nüfus müdürlüğüne veya konsolosluğa başvurursa karar, 5490 sayılı Kanun m. 27/A uyarınca idari yoldan aile kütüğüne tescil edilebilir. Bunun için kararın yetkili makamca verilmiş, kesinleşmiş ve kamu düzenine açıkça aykırı olmaması gerekir. Birlikte başvuru mümkün değilse aile mahkemesinde tanıma davası açılır.
Boşanma davasının masrafları nelerdir?
Dava açılırken başvurma ve karar harcı ile tebligat, tanık ve bilirkişi giderleri için gider avansı yatırılır. Mal rejimi alacağı gibi parasal taleplerde talep edilen miktar üzerinden nispi harç alınır. Avukatlık ücreti ayrıca kararlaştırılır ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin altında olamaz. Masrafları karşılayamayan kişi HMK m. 334 uyarınca adli yardım isteyebilir; Çorlu Adliyesi'nde adli yardım bürosu da vardır.
Boşandıktan sonra nafaka veya tazminat istenebilir mi?
İstenebilir, ancak süre sınırlıdır. Türk Medeni Kanunu m. 178'e göre boşanmadan doğan maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası talepleri, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde ileri sürülmezse zamanaşımına uğrar. Mal rejiminin tasfiyesinden doğan alacaklar bu bir yıllık süreye tabi değildir. Çocuk için iştirak nafakası ise çocuk ergin olana kadar her zaman istenebilir.
Velayet genellikle anneye mi verilir?
Kanunda anneye öncelik tanıyan bir kural yoktur; ölçüt çocuğun üstün yararıdır. Mahkeme sosyal inceleme raporuna, ebeveynlerin çocukla ilgilenme kapasitesine, çocuğun yaşına, yerleşik düzenine ve idrak çağındaysa kendi görüşüne bakar. Küçük yaştaki çocuklarda annenin bakımı uygulamada ağırlık taşır; ancak annenin çocuğa bakamayacağı veya onu ihmal ettiği ispatlanırsa velayet babaya verilebilir.
Mal paylaşımı davası ne zaman açılmalı?
Mal rejimi, boşanma davasının açıldığı tarihte sona erer. Bu nedenle mal paylaşımı davası boşanma davasıyla aynı anda veya dava sürerken açılabilir; mahkeme çoğunlukla boşanma kararının kesinleşmesini bekler. Boşanmadan sonra açılacaksa Yargıtay uygulamasına göre boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren on yıllık zamanaşımı süresi işler. Malların el değiştirmesi riski varsa dava açılırken ihtiyati tedbir istenmesi değerlendirilmelidir.